Mehmet Hayri İpar
             (1883-1966)

Bursa'ya Hizmet Edenler

Bursa'nın Kültür İnsanları

   

                    

    Mudanya’da doğdu. Babası Ahmet Rüştü Efendi Mudanya’nın ilk posta ve telgraf müdürüdür. İyi eğitimli ve vatansever bir memur olan babası, Mudanya eşrafından Sümbülzadelerin kızı Şaziye Hanım ile evlenmiş ve çiftin altı çocuğu dünyaya gelmiştir. Aile, çocuklarının en büyüğünü Kafkas, en küçüğünü de Romanya cephelerinde şehit verecektir. Ahmet Rüştü Efendi tüm Mudanya halkının sevgi ve saygısını kazanmış bir kişiydi, kabri de Mudanya’dadır.

    Ailenin dördüncü çocukları Mehmet Hayri’dir. O’nun doğumu, iskeleye yakın deniz kenarındaki evlerinde olmuş, kasabada ebe bulunamadığından çok zor gerçekleşmiştir. Orta öğrenimini Mudanya’da yaptı. 1896’da Mudanya’dan ayrılıp İstanbul’da eğitimine devam etti. Takip eden yıllarda Harbiye tahsilini tamamlamıştır. Topçu Harbiyesi’nde İsmet (İnönü) ile aynı yıllarda yatılı eğitim almıştır. Aralarında buradan kaynaklanan ve uzun yıllar sürecek olan bir dostlukları olmuştur. Subaylık yaptığı esnada Darülfünun’da hukuk eğitimini tamamlamış, askeri rüştiyede Fransızca dersleri vermiştir.

    Mehmet Hayri, Birinci Dünya Savaşı’nda İsmet İnönü’nün komutanlığında çarpışmış, savaş sonrasında ticarete atılmak üzere yüzbaşı rütbesi ile ordudan emekli olmuştur. Dağıstan kökenli, Osmanlı Sarayı’nda görev yapan Mehmet Faik Paşa’nın kızı Emine Tevhide Hanım ile evlenmiştir. Çiftin; 1908’de Şaziye, 1918’de Muazzez isimli kızları, 1921’de Ali ve Muzaffer isimli ikizleri, 1923’de Selma ve 1926’da Mehmet adlı çocukları dünyaya gelmiştir.

         
                1930'larda Emine Tevhide Hanım, Hayri Bey ve çocukları

    Cumhuriyetin kurulmasının ardından, şeker sanayiinin tesisi ve geliştirilmesi için devlet politikası yürütülmeye başlanmıştır. İlk şeker fabrikası, 1923 yılında Uşaklı çiftçi ve köylülerin girişimiyle kurulmuştur. Ardından devlet yardımı ile İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları Türk Anonim Şirketi kurulmuştur. Şirketin hissedarları % 68 payla İş Bankası, %10 payla Ziraat Bankası, %22 payla Trakya İlleri Özel İdareleri ve %22 payla gerçek kişilerden oluşmuştur. Son payın içinde Trakya bölgesi çiftçi ve köylüleri ile çeşitli tüccarlar yer almıştır ve Mehmet Hayri İpar, Kazım Taşkent (Mehmet Hayri Bey’in kayınbiraderi) ve Şakir Kesebir bu gerçek kişi ortaklar arasındadır. Bu şirket ülkenin ikinci şeker yatırımı olan Alpullu Şeker Fabrikası’nın kuruluşunu gerçekleştirmiştir.

    Mehmet Hayri Bey, Şeker sanayi girişiminden elde ettiği kazançlarla çeşitli ticari faaliyetlerde bulunmuş, bu kapsamda Sazmaş Sanayi ve Ziraat Makinaları Türk Anonim Şirketi’ni kurarak çeşitli taahhüt işleri gerçekleştirmiştir. Ayrıca ilerleyen yıllarda ailenin deniz taşımacılığı ile de uğraştığı ve bunun için gemi satın almış olduğu da bilgilerimiz arasındadır.

    Bu vatansever insan, doğup büyüdüğü kentle bağlantısı koparmamış, deniz kenarında (bugünkü belediyenin bulunduğu sahilde) bulunan evlerine yaz aylarında gelip kalarak ilçenin ihtiyaçlarına duyarlı bir Mudanyalı olmuştur. Kendinden dinleyelim: “Ben, altı lira maaşlı ve altı çocuklu küçük bir memurun dördüncü oğlu olarak burada doğdum, İbtidaiye ve Rüştiye tahsilimi bu şirin kasabada yaptım. Bugün içinizden ayrılalı tam kırk sene oluyor. Benim sevgili hemşerilerim, bu müddet çok uzun olduğu halde hiç bir zaman gözümden ve gönlümden uzak olmadınız. Ben, bana düşen ödevleri yaptım ve yapacağım. Bu müddet zarfında İdadi ve Harbiye tahsilimi bitirdim. Zabitken hukuk tahsil ettim. Harplere girdim ve çıktım. Bütün tahsilimi bedava yaptım. Hayır, bedava değil, milletimin parası ile okudum. Bunu ödemek benim için bir vicdan borcudur. Vicdan borcu, borçların en büyüğü, en önemlisidir.”

    Mehmet Hayri (İpar), eğitimin öncelikle yurdunun insanlarının, sonraki aşamada ise vatanın gelişiminde ne kadar önemli bir yeri olduğunun bilince bir yurttaştı. Doğduğu ilçenin köylerindeki çocuklar için Mudanya merkezde bir yurt açma fikrini hayat geçirmiştir. Bu kapsamda Hayri İpar Talebe Yatı Evi adıyla 27 çocuk ile ilk yurt faaliyeti başlatılmıştır. 1935-1936 Öğretim yılı yurdun ilk hizmet yılı olmuştur.

               

            12 Eylül Caddesi'ndeki Ahmet Rüştü Çocuk Yurdu'nun 1937'deki hali

    Mehmet Hayri Bey, 1936 Yılında, yurt kapasitenin arttırılabilmesi için eski Borsa binası satın alıp tamir ettirmiştir. Böylece Mudanya köylerinde bulunan fakir çocukların yatılı kalarak eğitimlerini sürdürmelerine olanak tanıyan “Ahmet Rüştü Çocuk Yurdu” kurulmuştur. Yurt binasında, yatakhane, revir, yemekhane, banyo, oyun bahçesi gibi birimleri oluşturulmuştur. Ayrıca 10 kişilik binek araba da çocukların gezmeleri için Hayri Bey tarafından tahsis edilmiştir. Yüz çocuk kapasiteli yurtta ayrıca ihtiyaçlı 40 çocuğun yemek yemesi sağlanmıştır. Hayri İpar, yurtta kalan ve yurttan faydalanan tüm çocukların, elbise, ayakkabı, şapka ve okul gereçlerini de temin etmiştir. Yurttan faydalanan çocukların evi bulunmuyorsa, tatilleri de yurtta geçirebilecekleri şekilde düzenleme yapılmıştır. Yurt açılışında şunları söylemiştir: Pek alâ bilirsiniz ki, sevgili Ata Türkümüz; "Köylü efendimizdir" demişti. Ben bu büyük söze uyarak işe köy çocuklarından başladım. Büyük bir iktisatçı "Şehirli, kafasını köylü için yormalıdır" eliyor. Bu doğru sözlere ittiba ederek bu yurdu
açıyorum. Beni binlerce meşakkatle büyüten ve okutan babamın muhterem adına bu yurdu açarken, annemin hayali gözlerimin önüne dikildi. “Ya ben, diyor; beni neden babandan ayırt ettin?” Evet,
anacığım haklı idi. Elli seneye yakın bir zaman yorulmadan, üşenmeden bana çalışmak sıhhatini, kuvvetini kazandıran o idi. Beni zahmetle doğurduğu, meşakkatle büyüttüğü bu kasabada onun adına
bir sağlık yurdu açacağım ve gelecek sene bugün hep birlikte onun da açılma töreninde bulunacağız".

    Çocukluğunda idare kandili ile derslerini hazırladığı için kasabasını elektriğe kavuşturmayı arzu ediyordu. Bu arzusunun devamı olarak taahhüt işleri yaptığı şirketi aracılığı ile Mudanya Belediyesi adına ilçeye dönemin teknolojisine uygun bir elektrik santrali tesis etmiştir. Daha sonra bu yatırım için yapılan harcamaları belediyeye iade ederek bu hizmetin kendi armağanı olmasına karar vermiştir.

    Mehmet Hayri Beyin Milli Mücadelede, ve Lozan Barışı’nın temeli olduğunu düşündüğü Mudanya Mütarekesi’nde, Türk halkının ve önderlerinin gösterdiği başarılara olan büyük hayranlığı tüm konuşmalarından açıkça hissedilmektedir. Bu hayranlık özelde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Mareşal İsmet İnönü’ye duyduğu büyük sevgi ile de somutlaşmıştır. Bu nedenle bu iki kahramanın büstlerini Mudanya'a yaptırmıştır. Aynı hislerle Mudanya Mütarekesi’nin imzalandığı yapıyı koruma altına alma fikrine yöneltmiştir. 1936 yılında, o zamana dek boş tutulmuş ve içindeki eşyaları dağıtılmış olan Mütareke Evi, Mehmet Hayri Bey tarafından önce Mudanya Belediyesi’nden satın alınarak tadil edilmiştir. İçindeki eşyalar da bulunarak satın alınmış ve bakım yapılarak içine yerleştirilmiştir. Duvarlar
çeşitli tablolarla süslenmiştir. Binanın satın alınıp tamir edilmesi ve içindeki eşyaların korumaya
alınmasının ardından sıra bu önemli yapının etraftan kolayca görünür hale gelmesini ve çıkabilecek yangınlardan korunmasını sağlamaya gelmiştir. Bu bağlamda Mehmet Hayri Bey, bitişikte bulunan ahşap evleri de satın alıp yıktırarak etrafın parmaklıkla çevrilmesini sağlamıştır. Meydana gelen alanın park
ya da çocuk bahçesi olmasını planlamıştır. Mütareke Parkı bugün hala kullanılmaktadır. Tüm bunların ardından arsa, bina ve içindeki eşyaları müze olarak kullanılmak üzere Mudanya Belediyesi’ne bağışlamıştır.

                     

    Türk Tayyare Cemiyeti’nin kuruluşundan kısa süre sonra Bursa'da da şubeleri açılmıştı. Bursalılar bu yeni örgüte, Atatürk’e duydukları güven nedeniyle coşkuyla destek vermişlerdir. Cemiyetin ilçe örgütlerinden çok sayıda bağış toplama ve uçak alımı gerçekleştirilmiştir. Mehmet Hayri Bey de 1937 yılında cemiyete bir uçak bağışlamıştır. Tayyare Madalyası’nın takdim edildiği törende, dönemin Bursa valisi Şefik Soyer tarafından şunlar söylenmiştir: “Şimdi size bir müjdem var. Aynı arkadaş (M.Hayri İpar) Türk kanatlarından daha bir kanat, tayyare filolarımızda daha bir tayyare ilave etmiş ve bunu yaparken kendi ismini anmayarak tayyareye Mudanya Mütarekesi adını vermek suretiyle yalnız yurdunu ve yurttaşlığını düşündüğünü büyük bir nefis feragati ile ispat etmiştir".

   Daha sonra sıra annesinin adının yaşatılmasına gelmişti. Doğduğu evin arsasını belediyenin yardımları ile satın aldı. Söz verdiği gibi inşaatı bir yılda tamamlayıp hastane olarak açtırdı. On yataklı Şaziye Rüştü Sağlık Yurdu, Mudanyalı kadınların çağdaş imkanlarla doğum yapabilmesi ve hastalıklarının tedavisini imkan sunacaktı. Açılış konuşmasında şu bilgileri verid: "Şimdi göreceğiniz sağlık yurdu, bir dispanser ile bir doğum evinden ibarettir. Bu iki kısmın zamanın en son terakkiyatına göre plânlarını, dahilî taksimatını Mühendis Mektebi profesörlerinden İhsan İnan ile Gülhane Hastanesi Nisaiye Mütehassısı ve profesörü
Ali Esat haftalarca beraber çalışarak hazırladılar".

                                 Sağlık Yurdu'nun 1955'teki görünümü

    Sağlık Yurdu 1984 yılında 25 yataklı Devlet Hastanesi konumuna getirilmiştir, bugün hala Mudanya’ya hizmet vermeyi sürdürmektedir.

    1940 Yılında Hayri İpar’ın öncülüğünde girişilen bir hareketle Mudanya için Hayır Sevenler Cemiyeti kurulmuştur. Çocuk Yurdu ve Sağlık Yurdu’nun giderlerini karşılamak ve denetimini yapmak ile görevli olan kurumun ihtiyaç duyduğu gelirlerin önemli kısmı Hayri İpar tarafından sağlanmıştır.

    Mehmet Hayri Bey’in eğitime verdiği önemin bir işareti daha 1946 yılında ortaya çıkacaktır. Ahmet Rüştü Ortaokulu Deniz kenarında inşa edilen kârgir binada, 01.12.1946 tarihinde hizmete girmiştir. 1959 yılında Hayri İpar Hasanbey mahallesindeki kendi arsası üzerinde tüm masraflarını kendisi karşılayarak tamamı 273.000 TL.na mal olan yeni Ahmet Rüştü Ortaokulu'nu yaptırmıştır. Böylelikle okul, halen kullanılmakta olan bu binaya 1959, 1960 öğretim yılında taşınarak aynı isimle hizmete başlamıştır.

    Mehmet Hayri İpar’ın Mudanya’ya tüm bu hizmetlerinin yanında su deposu yapımı, çok sayıda çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması ve müzik öğrencileri ile bando takımının kıyafetlerinin temini şeklinde çeşitli hizmetleri de olmuştur. 1960 darbesinden sonra oğlu Ali'nin yargılanması, mahkum olması ve ardından yurt dışına yerleşmesi sürecindeki olaylar Hayri Beyin sağlığını olumsuz etkiledi. 1966'da kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı.

    Mudanya Belediyesi, Mehmet Hayri Bey ve onu yetiştiren babası Ahmet Rüştü Efendi'ye olan minnetinin ifadesi olarak bir mahalleye Ahmet Rüştü Mahallesi ve bir caddeye İpar Caddesi adını vermiştir. Şaziye Rüştü Devlet Hastanesi önüne de, kızı Muzaffer Menteş Hanım’ın da katılımı ile 12 Eylül 1997 tarihinde yapılan bir törenle Mehmet Hayri Bey’in büstü yerleştirilmiştir.

                                    


 FULYA DÜVENCİ KARAKOÇ'un yazdığı MODERNLEŞMENİN İÇİNDEN ÇIKAN MUDANYALI AİLE: AHMET RÜŞTÜ EFENDİ VE OĞLU MEHMET HAYRİ BEY (İPAR) adlı kitaptan kısaltarak alınmıştır

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 27/03/19