Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Bursa

 Bedri Rahmi  Eyüboğlu (1913-1975)

 

Bursa'da Edebiyat

Edebiyatımızda Bursa

 

 

 

                            Karadayı'ya Mektup 

 

      Sene 1946, mevsim yazdı. Bursa'nın yeşili bazen mavi, bazen mordu ama minareler bembeyazdı. Çarşıda şeftaliler yumruk yumruk kabarıyor, karpuzlar ateş alev yanıyor, erikler en açık yeşilden en koyu mora dayanıyor, insanın yalnız eline yüzüne değil adımlarına, içine bir meyve balıdır bulaşıyordu. O eyyam (mevsim) hükümetin ressamlar için tertiplediği yurt gezilerine katılmıştık. Bir ay kadar Bursa'nın her yanında resim yaptık, sonunda han avlularına dadandık. Bir de gördük ki bizi Bursa'da saran ne han, ne hamam, ne dükkan: bizi mıknatıs gibi boyuna kendine çeken hep o rengârenk köylüler... Bursa hanlarında rastladığım köylü çeşidini Anadolu'nun hiçbir tarafında böyle toplu bir halde görmek nasip olmamıştı.

    Bunların arasında dünyanın en gürbüz, en sevimli, en cana yakın insanlarını, yanı başlarında da insanın yüreğini söken iflaz olmas hastaları, yaralıları, sıtmalıları gördüm. Bizim memleketimiz ne bazı zifiri karanlık yüreklilerin  ileri sürdükleri gibi sadece zindan, ne de yürek yerine krizantem takılmış alacakaranlık kafalıların uydurukları gibi safi gülistandı. Biz memleketimizin her yanında zindanla gülistanı koyun koyuna, bir çekirdekte, bir salkımda, bir çalıda, bir çırpıda gördük.

    Bursa hanlarındaki köylü akını bir köyden değil, çeşitli köylerden geliyordu. Zamanın valisine en renkli yerli kıyafetleri nerede bulabileceğimizi danıştık. Bize Orhaneli kazasına gitmemizi tavsiye etti. Hikayesini ancak Orhan Kemal'in kaleme alabileceği müthiş bir otobüs yolculuğundan sonra Orhaneli'ne vardık. Oradan da bizi Çöreler köyüne gönderdiler. Bir şeker bayramının ikinci günüydü, Çöreler köyü muhtarına misafir olduk. Yollarda akılları durduracak kadar güzel elbiseler giymiş genç kızlar bizleri görür görmez çil yavrusu gibi dağıldılar. Biz de ancak bazı delikanlılardan ve küçük çocuklardan krokiler çizebildik. Çocuklar arasında günde üç çeşit elbise giyenler vardı, bu bolluğun sebebini öğrendik; gayet kolay, aralarında birkaç saat için değiştiriyorlar, herkesin gönlü oluyor.

Toplu Eserleri - Yazılar 1952-53  Sabır ile Koruk, İş Bankası Kültür Yayınları, 1. bs, s.2-3

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 04/01/14