Bursa'yı Modernleştiren Eski Oteller


Bursa'nın Modernleşme Süreci

Bursa'da Turizm

Bursa'da Sosyal Hayat





 

                                                                                                             Raif Kaplanoğlu 

    Otel, bize yabancı bir kavram, dışarıdan gelmiştir. Önceleri ülkemizde, bugünkü otellerin işlevini hanlar ya da bekâr odaları görürdü. Bursa’da da, yabancıların ağırlandığı çok sayıda han ve bekâr odaları vardı. Bursa’daki ilk oteller, 1850’li yıllardan sonra, yabancılar tarafından kurulmuştur. Bursalılara otel kültürünü de, yine yabancılar tanıtmıştır.

                                                                             Splendid Oteli

Olimpos Oteli

    20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren sanayileşmeye başlamasıyla birlikte, Bursa’daki sosyal hayat da değişmeye başlamıştır. Sosyal hayatın değişmesinde, bu tarihlerde Bursa’da bulunan çok sayıda yabancının etkisi de olmuştur. Hatta Avrupalıların, İstanbul’daki Pera benzeri Bursa’da bir koloni oluşturduğunu bile söyleyebiliriz. Bursa’da yaşayan Avrupalılar; giydiği giysiler, yaptığı davranışlarla sürekli Bursalıları etkilemiş, sosyal yaşamlarını da değişmeye itmiştir.

    Bursa’daki yabancılar, çoğunlukla yine Avrupalıların işlettiği otellerde yaşamaktaydı. Bursa’da bu modern otellerin, İstanbul veya Avrupa’daki her hangi bir şehirdeki otelden farklı değildi. Bu güzel ve modern oteller, Bursa’nın kültür yaşamındaki etkisi, Cumhuriyet yıllarına kadar sürdüğü söylenebilir. Bursalı yerli zenginler ile seçkinler de, sürekli bu otelde buluşup yemek yer, sohbetler edip masa ve sandalyelerde otururlardı. Bursalı zenginler için bu oteller adeta seçkinler kulübü görevini görürdü. Halktan soyut, modern bir yaşam tarzının yaşandığı otellerde gördüklerini bir yaşam biçimi olarak benimsemeye başlamışlardır.

    Bursa’daki en önemli otel, Kükürtlü civarında bulunan Olimpos Oteli’dir. 1864 yılında Bursa’ya gelen Perrot, bu otelin 1860 yılından önce yapıldığını yazıyor: “Küçük Asya'da Bursa, ülkenin içersinde bir otele sahip olan tek kenttir. Nitekim bölgenin anıtlarının güzelliği ve insanlarda uyanan Olimpos'a çıkma isteği Bursa'ya çok sayıda turisti çekiyor. Vapur sayesinde, 5-6 saatte İstanbul'dan geliyorlar. Üstelik işleri buraya işadamlarını getiriyor. Nitekim Olimpos Oteli'nde ilk kaldığımda, ipek tohumlarını satın almaya gelen ve Güney Fransa asıllı olan bir düzine işadamı, kiracı olarak aynı yerde kalıyordu”.

(Not: İngiliz ressam Mary Adelaide Walker 1880'de Bursa'ya geldiğinde bu otelin sahibi Joseph Loschi, baş garsonu Giovanni Gillardi idi)

              

Bursa’nın ilk otelcisi Madem Brotte

    Bursa’da sosyal hayatın en canlı mekânları oteller olmuştur. Bursa’nın ilk modern otelcilerinin başında, Madem Brotte adlı bir kadın geliyor. Madem Brotte, Bursa’da birçok iş yapmış, çok sayıda ipek fabrikası sahibi olmuş. Ancak Bursa’daki ilk yıllarında sadece otelcilik ve şarapçılık yaptığı anlaşılmaktadır. Bu kadın, Bursa’nın modern hayata geçişinde çok önemli etkileri olduğu görülmektedir.

    1880 yılında Bursa’ya gelen Mari de Launay, Olimpos Oteli’ni, Don Joruf Luşi ile yeğeni Fransızko adındaki kişilerin, Avrupa usulüne göre yönettiklerini yazmaktadır. Bu gezgine göre de, Bursa otelleri içinde Olimpos Oteli en iyisi idi. Çok önemli kişilerin gelip konuk olduğu bu otelde, adi bir köylü ile bir imparatora aynı muamele yapıldığını yazıyor. Gezginin verdiği bilgiye göre otelde, Avrupalılarla İslam aydınlarının kaldığını yazıyor. Böylece Bursa’daki ilk yabancı kolonilerinin otellerde oluştuğu söylenebilir.

    1853 yılında Bursa’ya gelen George William da kaldığı bu otelin sahibinin İtalyan ve otelde üç-dört Fransız yaşadığını yazıyor. Bursa'da Yunan iygalinin son saatlerinde, 10 eylül 1922, saat 20:00'de Yunan kuvvetlerinin komutanı  Bursa'nın anahtarını İtilaf Devletleri'ne teslim ettiler. Birkaç saat sonra Milli Kuvvetler Bursa'yı kurtarmış olacaktı. 1927 yılında Bursa’ya gelen Richard Hartmann, Hotel d'Anatoli'de yer bulamadığını, ancak Bursa'daki ikinci gününde otele yerleşebildiğini yazıyor. Ününü uzun zamandır korumuş ve Madam Brotte'in sahibi olduğu bu otelde 12 güzel gün geçirmiş.

    1900’lü yılların başında, Setbaşı’ndaki Nazlıyan Oteli ile Galiçya Oteli diğer önemli otellerdi. Gezginlerin ifadesine göre Setbaşı’ndaki Galiçya Oteli bahçesinde şarkıcılar, sazcıların bulunduğu da anlaşılmaktadır.

Bellevue Oteli

   1847'de Bursa'ya gelen İngiliz seyyah Charles Mac Farlane şöyle yazar: Öğleden sonra 3 sularında Hotel de Bellevue’nün (Manzara oteli- ç.n.) kapısına varmıştık. Bay Charles mekana bu adı uygun görmüş ama maalesef buradan pek bir manzara görüldüğü söylenemez" Seyyah 1847’de Bursa’ya geldiğinde Bellevue Otelinin sahibi olan Charles Flaman imiş, asıl mesleği terzilikmiş. "Kaldığımız sürede otelde rahat ettik. Sivrisinek yoktu, olsa dahi cibinliklerimiz vardı. Ortalık, sanki Uludağ’ın tepesindeymişiz gibi sessizdi. Pera ile kıyaslandığında tezat daha bariz oluyor.”

                                           Bellevue Oteli

                               

                                                İngiliz seyyahın beğenmediği manzara

Bursa’nın eski otelleri

    1898 yılında Bursa’da 10 otel varken, 1916 yılında 21 otel ile 86 han vardı. 1900’lü yılların başında Bursa’nın ünlü otelleri şunlardır; Karamani ve Narlanazlıoğlu Sokağında Otelci Onnik ve Pozanat Oteli ile gazinosu, Çekirge’de Boyugüzel Caddesinde İsplandid Oteli (Bagos, Manok ve Lonoz’a ait), Setbaşı’nda Şark Oteli (Köse oğlu Aleksandır, Yanidis, Sideris’e ait).

    Bu tarihte Bursa’daki otellerde sadece kişiler kalmaz, dernek veya şirketlerin de büroları vardı. Örneğin Bursa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, 1919 yılı sonunda Yeniyol’daki Edremit Oteli’ne taşınmıştır. Elektrik ve Tramvay şirketi de, Setbaşı’ndaki Şark Oteli’nde faaliyet göstermekteydi.

    1926 yılında Bursa’da 50 kadar otel ve han vardı. Bu tarihte kaplıca otelleri içinde en ünlüsü Kükürtlü idi. Gönlüferah, Yeniyol’daki Osmaniye Oteli diğer önemli oteller idi. Ayrıca Çekirge Palas, Akbal Yeni Otel, İstanbul Oteli, İzmir Oteli, (Yeniyol’da), Kuruçeşme’de Madem Brotte’un oteli, Tahtakale’de Türkiye Hanı, Cumhuriyet Caddesinde Şeref Oteli, Küçük Yıldız Oteli, Yeniyol’da Halk Oteli ve Anadolu Oteli, Setbaşı’nda İstanbul Oteli ve lokantası.

    Şafak Oteli Salonu, bu tarihte Şafak Tiyatrosu adını almış olup Ahmet Güldürür yönetiminde, burada sürekli oyunlar sergilenmeye başlamış. Çekirge’de bulunan otellerin büyük bölümü halen ayakta olup hizmete devam ediyor. Bursa'nın kurtuluşundan beri askeri hastane olarak kullanılan Çekirge’deki ünlü İsplandit Oteli de, 1925 yılında istimlâk edilerek Askeri Hastane yapılmış olup halen aynı maçlı olarak kullanılmaktadır.

              

                                                    Continental Oteli

Bursa’nın gururu Çelik Palas

    Bursa’nın yerli malı en büyük oteli kuşkusuz Çelik Palas’tır. O Bursa’nın gururudur. Bursa Kaplıcaları Türk AŞ, 9 Haziran 1926 tarihli kanunu ile kurulmuştur. “Çağdaş banyo yapımı ve oteller gazino, lokanta, park yapma ve bunları bizzat, ya da diğer bir ticari kuruluş ile birlikte işletmek” amacıyla kurulmuştur. Şirketin sermayesi bir buçuk milyon lirayı aşmaktadır. Bu otel, gazino, park ve oyun yerleri için en aşağı 900 bin lira sermayeli bir anonim şirketi kurmak amacıyla şirket sermayesinin 100 bin lirası Hidiv Abbas Hilmi Paşa, 100 bin lirası Evkaf Müdürlüğü, 50 bin lirası Bursa Belediyesi, 50 bin lirası Bursa Özel İdaresi, 100 bin lirası Türk Ticaret ve Sanayi Bankası, 100 bin lirası İş Bankası ve 50 bin lirası da Ziraat Bankası tarafından verilerek katılmıştır.

                 

                                     1950'lerde Çelikpalas Oteli

    Atatürk ve Celal Bayar’ın da ortak oldukları bu şirket tarafından yapılan otelin mimarı Guillio Mongeri idi. 1935 yılında hizmete açılan otele, 1945 yılı ile 2000 yılında yeni ek binalar yapılmıştır.

    Otelin 1936 yılı haziran ayında açıldığı, Musa Ataş’ın Yeni Ses gazetesindeki yazısından anlaşılıyor. O tarihte Asri Kaplıca olarak anıldığı da anlaşılmaktadır. Yapıldığı günden beri kapalı kalmış olan otelde Atatürk ve İnönü için birer oda hazırlanmıştır. Bursa’nın ilk asansörlü binası olması açısından da önemi vardır.

Şiirimsi Lâl Oteli

    1950’li yıllarda Osman Ege ve Arif Aran’ın işlettiği 42 odalı Altan Oteli, Rüştü Edincik ve Sefer Şengizer’in sahip olduğu 20 odalı Şengezer Oteli, 23 Odalı Luca Palas Oteli, 13 yataklı Güven Oteli, 20 odalı Osmaniye Oteli kent merkezinde idi. Bu otellerde en eskisi, 1894 yılında kurulan Osmaniye Otelidir.

    Bursa’nın son yıllardaki en ünlü otellerinden biri Lâl Otel’dir. Çocukluğumda kaldığım bu ahşap otellerden Güven Oteli yıkıldı, Nalbantoğlu’nda Eser İş Merkezi yapıldı. Diğer ünlü otellerin büyük bölümü de bugün artık yok. Ama o şiirimsi ahşap Lâl Otel, sanki elli yıldır el değmemiş gibi yaşıyor. Bence Maksem Caddesindeki Lâl Otel yaşamalı, yaşatılmalı.

1923 yılında Bursa otelleri şunlardır:

 Otelin ismi

Adresi

Oda

Yatak

Karadeniz Oteli

Mecidiye Caddesi

7

12

Karacabey Oteli

Mecidiye Caddesi

11

20

Şeref Oteli

Yeniyol

10

15

Anadolu Oteli

Yeniyol

10

18

İstanbul Oteli

Yeniyol

11

25

Esadiye Oteli

Tuzpazarı

 

12

İzmit Oteli

Kuruçeşme Caddesi

4

6

İkbal Oteli

Yeniyol

 

 6

Rumeli Oteli

Altıparmak Caddesi

6

16

İstiklal Oteli

Yeniyol

4

10

Bosna Oteli

Yeniyol

22

30

Osmanlı Oteli

Yeniyol

12

24

Ermir Oteli

Yeniyol

15

18

Nuriye Oteli

Setbaşı

14

20

Bağdat Oteli

Setbaşı

19

30

Türkiye Oteli

Setbaşı

3

8

Kükürtlü

Kükürtlü Kaplıcası

 

 

Madam Brotte

Yahudiler

 

 

 

    ----------------------------------------------------------------------------
             1936'da Bursa'daki Otellerden Bazıları

Osmaniye Oteli
Müdürü: Hacı Şuayyip
Bursa: İsmet İnönü Caddesi durağı
İçi ve dışı yağlı boya ile boyanmış, bütün döşemesi yenilenmiş olup içindeki banyosu, güzel havalı ve çamlıklı bahçesi, akarsulu odaları, temizliği ve servisi, altında mükemmel ve ferah çamlı gazinosu ile Bursa’nın ortasında, senelerden beri bütün gelenlerin indikleri ve memnun kaldıkları biricik aile otelidir. Telefon: 270 Gelecek müşteriler her halde memnun kalacaklardır.


Anadolu Palas Oteli

Ulucakardeşler idaresinde, manzarası, havası, yapısı ve büyük bahçesi ile yıllardan beri tanınmış olan (eski Madam Brot Oteli) tamamile yeniden tamir edilmiş ve mükemmelen yeni mobilya döşenmiştir. Fiatlar son derece ucuzdur. İstirahat ve yemek salonları ile banyo daireleri ve lokantası vardır.
Bursa Altıparmak Caddesi

 Luca Palas Oteli

Ulucakardeşler idaresinde Bursa’nın tam merkezinde Ulucami karşısında güzel konforlu ve temiz odalar, bahçesi, kıratanesi, akarsuyu, banyo daireleri, istirahat salonları ve caddeye bakan balkonları ile en kibar bir oteldir. Fiatlar ucuzdur.

                                                     Kaynak: Bursa Sesleri gazetesi ilanları (eylül 1936)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

                                                                                                  Nezaket Özdemir

 Ada Palas oteli 11 mayıs 1934'te hizmete girmiş. 1. Murad Caddesi üzerindeki otel hakkında Mustafa Sezencan ile görüştüm: "1956 Çekirge doğumluyum. Oteli dedem Şükrü Mustafa Sezencan 1934'te almış, oğulları, amcam Selahattin Sezencan ve babam Fahrettin Sezencan ile işletmeye başlamışlar."... Otelde, açılışından itibaren bütün önemli olayların kaydedildiği, kimi ziyaretçilerin de görüşlerini yazdığı anı defteri tutulmuş. Deftere ilk yazan Selahattin Sezencan: "Bu oteli  Bursa'ya gelerek otelimizi ziyaret mütfunda bulunacak kıyketli misafirlerimizin istirahatlerini temin etmek için açtım. Bu emelimde muvaffak olursam ne mutlu bana! Misafirlerim bir iki satır ile ihtisaslarını lütfederlerse memnun olurum".  Dünyanın her tarafından, her dilde dilek ve temennilerin yazıldığı defter Ada Palas'a, Bursa'ya, kaplıcalara övgülerle dolu.

 

   Otelin 15 nisan 1943- 22 haziran 1944 arasında valilik emriyle Beşinci Tayyare Alayına karargah olarak verilmesini anı defterine "içimde uzun bir zaman ailesinden ayrılıp dönen bir insanın hisleri var" yazan Selahattin Sezencan'dan öğreniyoruz. 1 Kasım 1951'de otelde yangın çıkması, tekrar inşa edilip 12 haziran 1953'te yeniden hizmete girmesi yine anı defterine "Bir mahvoluş ve yeniden yapılışın hikayesi" başlığı ile kaydedilmiş.

      Çardak Restoran

    Otelin karşısındaki ahşap evde oturan Sezencan ailesinin hayatı otel ile bütünleşmiş. 1960'da otelin karşısındaki arsaya (günümüzde askeri hastaneye çıkış yolu) açılan Çardak Restoran Çekirge'nin önemli bir tesisi haline gelmiş. 1971'de Fahrettin Sezencan, 1977'de Selahattin Sezencan'ın vefatı üzerine otel Mustafa Sezencan'ın yönetimine girmiş. Mustafa Bey otelcilik okulu mezunu yani mektepli ancak kendini "çekirdekten alaylı" olarak görüyor: "Eskiden kaplıca sezonu vardı. Kışın sadece hafta sonu oteller dolu olurdu. Gelenler hem kayak hem kaplıcadan istifade ederdi. Esas sezon yazın okul bitiminde başlar, 29 ekime kadar devam ederdi. Tam pansiyon olarak hizmet verirdik. Gelenler kaplıca kürü için 21 gün kalırdı. Hem kalma süresi uzun olduğundan hem de televizyon olmadığı için misafirler arasında diyalog daha fazlaydı. Amaturka geceleri düzenlerdik. Selahattin amcamın musikiye özel ilgisi vardı, tambur çalardı."     

Yazarın Çekirge Köşkleri adlı kitabının (Sentez Yayıncılık, 2007) 30-32. sayfalarından kısaltarak alınmıştır.