Halil İnalcık ve Bursa

Bursa'nın Tarihi

Osmanlı Döneminde Bursa'nın Tarihi

 
                   
   Halil İnalcık’ın Bursa’sı
                
                                                            Raif Kaplanoğlu


    Türk tarihçilerin “kutbu” olarak kabul edilen Prof. Halil İnalcık’ı, geçtiğimiz günlerde 100 yaşındayken yitirdik. Dünyaca ünlü tarihçimiz olan Halil İnalcık, önemli araştırmalarının bir bölümünü Bursa’da veya Bursa üzerine yapmıştı. Sosyal- ekonomik tarihçiliği ülkemizde yerleştiren İnalcık Hoca, akademik çalışmalarında Bursa’dan yararlandığı gibi, Bursa’ya da çok önemli katkılar yapmıştı.
    Eski öğrencilerinden İlber Ortaylı: “Tarihi Ahmet Refik sevdirmiş, ama Osmanlı tarihine Halil İnalcık saygınlık kazandırdı” derken, İslam Konferansı Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu’nun, “Tarih ul müverrihin” yani“Tarihçilerin şeyhi” olarak tanımladığı Halil İnalcık Hoca için, dünyaca ünlü Amerikalı tarihçi Bernard Lewis ise şunu yazmıştır: “Fuat Köprülü ve Ö. L. Barkan zamanının büyük âlimiydiler. Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlimi…” Prof. Mark L. Stein ise Osmanlı tarihini adeta yeniden yazan, tarihi değiştiren İnalcık Hoca’yı şu ifadeyle tasvir etmektedir: “Onun (İnalcık’ın) çalışmalarını çıkarın, Osmanlı tarihinde hiçbir şey kalmaz”.


     BURSA’YA KATKILARI
   
İnalcık Hoca, daha genç bir akademisyen olarak bir tesadüf eseri fark ettiği, ülkemizdeki en eski kadı sicil belgeleri olan Bursa Kadı Sicilleri üzerinde ilk araştırmalarını yaptı. Daha öğrencilik yıllarında dikkatini çeken bu önemli defterleri kurtarıp müzeye teslim etmişti.
    Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun organizasyonuyla İnalcık Hoca’nın başkanlığında, Bursa’da çok sayıda bilimsel kongre yapıldı. İnalcık Hoca’nın ismi nedeniyle dünyaca ünlü tarihçiler defalarca Bursa’ya geldi, Bursa üzerine bildiriler sundu.Yapılan bu akademik araştırmalarla Bursa, Osmanlı tarihinde en çok araştırılan bölgelerden biri oldu. İnalcık Hoca, birçok Bursa projesine katıldı, yönetti. Bursa’nın araştırılmasında büyük katkılar yapan “Bursa Araştırmaları Vakfı” nın kurucuları arasında yer aldı.

    BURSA CİVARINDA KEŞİF GEZİLERİ
   
İnalcık Hoca, 1990’lı yıllarda Amerika’dan Türkiye’ye döndüğünde, eski bir öğrencisi olan Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu, hocasını sürekli Bursa’ya davet ederek, son araştırmalarında Bursa’ya da katkı yapmasını sağladı. Yusuf Hoca, bu yıllarda İnalcık Hoca ile beni tanıştırmış ve araştırma gezilerinde de, Hoca’ya rehberlik yapma görevi verilmişti. Halil Hoca’nın 10 yıl kadar süren bu araştırma gezilerinde rehberlik yaparak, hem Hoca’ya katkı yaparken, ben de böylece Hoca’nın “rahle-i tedris”inden geçmiş oldum.
    İnalcık Hoca, Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Dönemini anlamak için Bursa bölgesinde yaptığı araştırma gezileriyle, Türk tarihçiliğinde yeni ve farklı bir anlayışın öncüsü oldu. Tarihin masa başında yazılamayacağını gösterdi… Nitekim Osmanlı Devleti’ni kuranların gittiği yerlere aynı yollardan giderek, olayları anlamaya çalıştı. İnalcık Hoca, Kuruluş Devri’nin ana kaynağı olan İshak Fakîh’e dayanan anlatıları dikkate alarak; Osman Gazi’nin gittiği yollardan giderek, gerçekten de sözü edilen yerleşim yerlerinin olup-olmadığını etüt etti. Böylece ilk kroniklerde yer alan Kuruluş Dönemi bilgilerinin birer kaynak olarak kullanılıp- kullanılmayacağını test etti. Bu amaçla uzun araştırma gezileri yaptı.
    Bu geziler sonunda, Osmanlı Devleti’nin kurulduğu topraklar olan Bursa ve çevresinde bilinmeyen tarihsel yerleşim yerleriyle yeni bilgiler açığa çıkarıldı. Bu yeni bilgiler sayesinde, sadece Bursa’ya ilişkin yeni bilgiler ortaya çıkmamış, Osmanlı Kuruluş Devri’nin de birçok sırları aydınlanmış olmuştu. Yabancı tarihçilerin birer “masal” veya “karadelik” olarak nitelediği Kuruluş Devri’ne dair bilgilerin büyük ölçüde doğru olduğu, yapılan keşiflerle ortaya çıkarıldı.

    BURSA VE OSMANLI ARKEOLOJİSİ
   
Osman ve Orhan Gazi’nin fetih bölgesi olan Bursa çevresindeki Bizans ve ilk Osmanlı yerleşim yerlerinin önemli kısmından bugün hiç bir iz bile kalmadığı bilinmektedir. ..Bu amaçla kurucusu olduğu “Bursa Araştırmaları Vakfı” tarafından, İnalcık Hoca’nın başkanlığında, Bursa Hisar içindeki “Bithiynia Sarayı Kazısı” yapıldı. Bu kazı, aynı zamanda tarihimizde ilk “Osmanlı Arkeolojisi” olarak literatüre girdi. Daha sonra, yine İnalcık Hoca’nın isteği ile Bursa’nın kuşatılması sırasında ilk Osmanlı yapıları olarak kayda giren Ak-Timur kalesinde bir yüzey araştırması da uzmanlarca yapıldı. Ak-Timur Kalesi, tüm çabalarıma karşın tescil bile edilmedi. Hazırladığım kapsamlı tescil dosyası da, Kurul’da kayboldu.

    BURSA’NIN FAHRİ HEMŞERİSİ…

   
İnalcık Hoca’nın halası Bursalı bir aktar ile evliydi. Bu nedenle daha 5-6 yaşlarında, yani 1922 yılında ilk kez Bursa’ya gelmişti. İnalcık Hoca Bursa’yı, daha Osmanlı devrinden bu yana sürekli gözlemiş, sevmişti. Hayatında ilk kez trene, Bursa’da binmişti. İşte akrabalık nedeniyle başlayan Bursa’yla bağı, İnalcık’ın araştırmalarında çok daha ileri bir noktaya geçmişti…
    Sonraki yıllarda Bursa’ya defalarca geldi. Bursa’ya ilişkin onlarca yazı yazdı. Bursa için Yeşil Türbe kadar önemli olan kadı sicillerini, Yeşil’deki köhne bir odadan kurtarıp tamir ettirip müzeye kazandıran da, yine İnalcık Hoca olmuştu. Yazdığı yüzlerce bilimsel araştırmasında, yok olmakta olan işte bu Bursa Kadı Sicilleri’nden yararlandı. Bursa’ya akademik olarak çok büyük katkılar yapan İnalcık Hoca, Bursa’dan da gerektiği ilgiyi gördü. Uludağ Üniversitesi kendisine fahri doktora unvanı verdi. Osmangazi Belediyesi Halil İnalcık’ın adını, Muradiye’de bir sokağa verdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi de, İnalcık Hoca’yı tüm bu katkılarından dolayı “Fahri Hemşeri” kabul etti.
İnalcık Hoca’yı yitirdik ama eserleriyle, hizmetleriyle hem ülkemizde, hem de Bursa’da saygıyla anılmaya devam edecektir.

    http://bursadazamandergisi.com/makaleler/halil-inalcikin-bursasi-4194.html/
'den kısaltarak alınmıştır
-------------------------------------------------------------------------------------------

        Değerli Hocam Halil İnalcık ve Bursa
                                                                  
                                                                    Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu


    Halil İnalcık Osmanlı tarihinin çözüm bekleyen birçok meselesini taşıyan kuruluş dönemi üzerindeki çalışmalarına, devletin yaklaşık bir buçuk asır payitahtlığını yapmış Bursa’da başlamıştır (1947). Bu bağlamda Bursa sicillerini sağlıksız bir ortamda keşfetmiş, onların korunmasını sağlamıştır. Bu değerli tarih kaynağından yararlanarak yaptığı ilk çalışma Bursa’nın sosyal ve iktisat tarihini ele alan araştırmasıdır.
    Halil İnalcık’ın Bursa üzerine yazdığı ilk makaleler, Osmanlıların Balkanlar’daki düzenini gözler önüne seren Arvanid Tahrir Defteri’ni yayınlaması, Osmanlı toprak düzenini bilimsel bir açıklamayla (çift-hane sistemi) ele alması, kaynak yetersizliği bulunan kuruluş dönemi tarih çalışmalarının nasıl bir zemine oturtulması gerektiğini tespit etmiştir.
    1993 yılında Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nde kendilerini ziyaret ettiğimde özellikle Osman Gazi dönemini yeniden yazmak istediğini ve Bursa yöresinde araştırmalar yapması gerektiğini söyledi. Sayın hocam 1994 yılında yeni araştırmalarına fiilen başladı. Önce Söğüt’ten sonraki ilk merkez olan Karacahisar’da incelemeler yaptı. İnalcık Hoca bu tür çalışmalarında hep ilgili devlet kurumlarıyla iletişim içinde olmuştur. Bunlar arasında üniversiteler, kültür müdürlükleri, müze müdürlükleri, belediyeler, valilikler ve kaymakamlıklar yer almıştır. Karacahisar incelemeleri meyvesini vermiş, burada bir arkeolojik kazıyı başlatmıştır. Ardından Söğüt, Bilecik, Geyve, Taraklıyenice,Harmankaya çevresinde incelemelerde bulunmuştur. Bu tarihlerde Halil Hoca seksen yaşına yaklaşmıştı. Bu yaş elbette özellikle yaz sıcaklarında engebeli arazilerde çalışmaya pek elverişli değildi. Ancak Halil Hoca’nın derin tarih sevgisi ve yeni keşifler yapma arzusu kendisine hep kuvvet vermiş, günlük on iki saati bulan mesaisini eski yolları, tarihi eser alıntılarını inceleyerek ve çevredeki halkın belleğinde kalmış geçmişin menkıbelerini dinleyerek harcamıştır.
    Prof. Dr. Halil İnalcık, 1995 yılında Bursa merkezde olarak, yoğun bir çalışma sürecine girmiştir. O sıralarda Uludağ Üniversitesi Rektörü olan rahmetli Prof. Dr. Ayhan Kızıl ve yardımcısı Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay, kendilerine büyük bir ilgi göstererek, araştırma için gerekli altyapıyı sağlamışlardır. Bu dönemde adeta Osman Gazi’nin izini sürerek Yenişehir, İznik, Dıraz Ali, Yalak Ova, Aksu, Kestel, Kite gibi tarihi kayıtlarda yer alan sahalarda yüzey araştırmaları yapmıştır. Kendileri Osmanlı kuruluş dönemi kaynakları içinde yer alan kronikleri, Bizans, Sırp, Bulgar kroniklerini, seyahatnamelerini hep belleğinde tutan ve bu bilgileri topoğrafik çalışmaları sırasında yeniden sorgulayarak doğru bilgiye ulaşmak isteyen bir alimdi. Doğal olarak kendisinin beni de yanında görmek istemesi bu derin birikiminden istifade etmem için müstesna bir fırsat oldu. Halil Hoca bu bağlamda o dönemde Balıkesir Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Necdet Hocaoğlu’nun konuğu olarak Balıkesir’e gitmesi hem Necatibey’deki lise günlerini yâd etmesini, hem de Osmanlı kuruluş dönemi araştırmalarını Behramkale, Kara Biga ve Gelibolu yörelerine taşımasını sağlamıştır.
    Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ulviye Özer’in girişimi ve Rektör Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ın kabulüyle 19 Ekim 1995 tarihinde Halil Hoca’ya Fahri Bilim Doktoru unvanı verilmiştir. “Tarih Bilgini Sayın Prof. Dr. Halil İnalcık’a değerli araştırmaları ve yayınları ile Türk tarihinin dünya bilim çevrelerinde tanıtılması ve uluslararası alanda öğretilmesinde verdiği hizmetlerin yanı sıra Bursa’nın tarihi ve kültürel kimliğinin aydınlatılmasındaki etkin çalışmaları” fahri doktora için gerekçe gösterilmiştir.
    İnalcık Hoca’nın Osmanlı kuruluş dönemi araştırmaları sırasında sadece tarihin izini sürmekle kalmamış, özellikle Bursa’da kalıcı bilimsel ve kültürel etkinliklerin ve kurumların tesisini sağlamıştır. Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayhan Kızıl, üniversitenin Uludağ Kirazlıyayla Sosyal Tesisi’ni 18-20 Haziran 1997 tarihleri için tahsis ederek yerli ve yabancı birçok Osmanlı tarihi uzmanını konuk etmiştir. Halil İnalcık, Uluslararası Kongre’ye son araştırma sonuçlarını sunmuştur. Bursa’yı ve Osmanlı’yı konu alan orijinal tebliğler kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Kısa bir süre sonra Bursa Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, Uludağ Üniversitesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa Barosu gibi öncü kuruluşlar Bursa Araştırmaları Vakfı kurulması için teşebbüse geçmişlerdir. Halil Hoca’nın da katıldığı hazırlık toplantısından sonra vakıf senedi hazırlanarak kuruluş gerçekleştirilmiştir. Böylece günümüzde etkin bir kurum olarak göze çarpan Bursa Araştırmaları Vakfı sayın hocamızın önderliğinde kurulmuştur.
    Halil İnalcık’ın kurucusu olduğu Uluslararası Türkiye’nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi̇ Kongresi’nin sekizincisi Bursa’da düzenlenmiştir. (18-21 Haziran 1998). Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ın ulaşım ve konaklama desteği verdiği bu etkinlik Kirazlıyayla’da yapılmıştır. Türkiye tarihi alanında en önemli uluslararası toplantı kabul edilen bu etkinliğe Halil Hoca’nın davet ettiği yerli ve yabancı birçok bilim insanı katılmıştır. Mihai Maxim, Elizabeth Zachariadou, Odile Moreau, Carter V. Findley, Wolf Hütteroth, Linda T. Darling, Rhods Murphey, Dariusz Kolodziejczyk, Minna Rozen, Jean-Louis Bacque-Grammont, Daniel Panzac, David Kushner, Özer Ergenç, Mustafa Kara, Melek Delibaşı, Nezihi Aykut, Salih Özbaran, Mehmet Önder, Yücel Özkaya, Şevket Pamuk, Oktay Özel, Tuncer Baykara, Oktay Yenal ve Taner Akçam Bursa’ya gelerek Türkiye tarihi araştırmalarına katkı yapmışlardır. Bildiriler daha sonra kitaplaştırılarak Nurcan Abacı tarafından yayımlanmıştır.
    Prof. Dr. Halil İnalcık, 2000 yılında Bursa Araştırmaları Vakfı’na Hisar bölgesinde Osmanlı sanayiine ait buluntuları gün ışığına çıkarmak amacıyla Kültür Bakanlığı’ndan on milyar liralık ödenek çıkarttırmıştır. Bursa Müzesi Müdürlüğü’nce kurtarma kazısı olarak sürdürülen çalışma Haziran-Eylül 2000 tarihleri arasında Bursa Devlet Hastanesi karşısında İsa Bey Camii’nin batı tarafındaki alanda gerçekleştirilmiştir. Bu kazı çalışmalarında çoğunlukla Bizans dönemine ait kalıntılar ile galeriler ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca bir de çatı mezarında gömülü çocuk kemikleri ortaya çıkarılmıştır. Prof. Dr. Halil İnalcık, bu çalışma öncesinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden erken Osmanlı sanatı uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Uysal’ı davet etmiş, yüzey buluntularına dayanılarak bir rapor hazırlanmasını sağlamıştır. Ancak Müze Müdürlüğü bilimsel bir işbirliği ortamı hazırlamayıp kazının sürdürülmesi için gerekli süreci gerçekleştirmeyince bu öncü çalışma başlangıç aşamasında kalmıştır. Bursa’nın özellikle Bey Sarayı’na, Hisar’daki Orhan Medresesi’ne ve diğer erken dönem Osmanlı buluntularına yönelik yeni arkeolojik kazılara ihtiyacı halen vardır.
    Halil İnalcık’ın Bursa’da 2005 yılında başlattığı Osman Gazi İncelemeleri bilimsel toplantıları, zamanla kurumlaştırılarak 6 Nisan 1326 Fetih Günü kapsamında bir sempozyum halinde düzenlenir olmuştur. Halil Hoca ilk yıllarda düzenli olarak araştırma sonuçlarını sunmuş ve daha sonra bu çalışmaları Halil İnalcık’ın Bursa Araştırmaları adını taşıyan bir kitapta toplanmıştır.

      http://bursadazamandergisi.com/makaleler/degerli-hocam-halil-inalcik-ve-bursa-4190.html'den kısaltarak alınmıştır

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 09/04/17