NOSTALJİ DOKTORU              


Hasretlik Bursa




 

                                        Bursa Gerçek gazetesinde 2.10.2011'de yayımlanan haberdir.        

 

  Bir zamanlar evlerin başköşelerinde yer alan radyolar, gelişen teknolojiye direniyor. Bursa'da antika radyoları tamir ederek orijinal haline getiren 30 yıllık tamirci Ahmet Ali Şağın, "Bir zamanlar bu radyolar insanların eli kulağıydı. Şimdi radyolar hurdalıkta ve çöplükte kaderine terk ediliyor" dedi.

 

       
    Dünyada 1930'lu yıllarda toplumsal etkileme gücü olarak görülen radyolar, gelişen teknoloji ile birlikte eski özelliklerini yitirdi. Radyolar, evlerin baş tacı olmaktan çıkıp hurdalıkta veya çöplükte kaderine terk edildi. Bursa'da 'nostalji doktoru' olarak antika radyoları ve televizyonları tamir eden Ahmet Ali Şağın, bir apartmanın bodrum katında mesleğini icra etmeye çalışıyor. 30 metrekarelik dükkanında radyoları eski görünümüne kavuşturan Şağın, radyo tamircilerinin sayısının artık parmakla sayılır hale geldiğini söyledi.
30 yıl önce televizyon tamirciliği ile meslek hayatına başladığını kaydeden Şağın, yıllardır mesleğini başarılı bir şekilde yapmasına rağmen ekonomik sıkıntılar sebebiyle işyerini kapatmak zorunda kaldığını ifade etti. Kendisi için radyo tamirciliğinin çok önemli bir yeri olduğunu dile getiren Şağın, krizden sonra bir fabrikaya girdiğini, buradaki işinin sona ermesinden sonra biriktirdiği paralarla tekrar bir işyeri açtığını belirtti. İşyerinde 300'e yakın radyonun olduğunu söyleyen Şağın, "Radyolar benim hayatım. Onları severek tamir ediyorum. Paramparça olan radyoları bile uzun uğraşlar sonrasında orijinal hale getiriyorum. Bu meslek olmaktan çıktı artık. Ben sadece antika radyoların sahipsiz kalmaması için çaba sarf ediyorum" dedi.

    "RADYOLARIN YERİ ÇÖPLÜK DEĞİL"
     Radyonun İkinci Dünya Savaşı'nda belirleyici rol oynadığını hatırlatan Şağın, insanların radyo sayesinde savaşların bittiğini öğrendiğini söyledi. Eskiden salonların baş köşelerini süsleyen radyoların şimdi hurdalıklara atıldığını belirten Şağın, "Bu nadide radyolar hak ettikleri değeri görmüyor. Bunlar geçmişin izlerini hala taşıyor. Ben bunları tamir ederken hatıralarım canlanıyor. Bunların yeri hurdalık ya da çöplük değil. Şu an bu tür radyoların tutkunu kalmadı. Bu radyolar insana geçmişi hatırlatıyor. Radyolar, şu anki dijital müzik aletlerinden daha anlamlı ve daha gerçekçi" şeklinde konuştu.
    İş yerinde 1933, 1970'li dönemlere ait radyoların olduğunu belirten Şağın, insanların bu antika radyolara karşı duyarsızlığından şikayetçi oldu. İşyerinde 1933'lü yıllarda yapılmış bir Amerikan radyo da bulunduğunu söyleyen Şağın, "Ben çok sayıda radyoyu hurdalıktan alarak çalışır duruma getirdim. Maalesef insanlar geçmişin aynası olan bu radyolara karşı duyarsız. Sadece radyolar değil, eskiden kalma taş plaklar da mevcut bende. Bunlar bizim hayatımız. Bir zamanlar bizim elimiz kolumuz olan radyoları unutmamak gerek" ifadelerini kullandı.
    Radyo ve televizyon tamirciliğinin artık bittiğini söyleyen Şağın, "Radyo tamirciliği bir tutkudur. Yani teknolojiye yenik düştük. Bu meslek olmaktan çıktı. Bunu yapan yok. Ben de bu işi hobi olarak yapıyorum. Bir zamanlar salonların baş köşesini süsleyen bu radyolar şimdi eskici tezgahlarında. Eskiden haberleri, maçları bunlardan dinlerdik. Bu radyoları nasıl kıyıp da atıyorlar anlamıyorum" dedi.