ÇINAR HAZRETLERİ


Edebiyatımızda Bursa

 

Vedat Nedim Tör

(1897-1985)

 

                                                                 Vedat Nedim Tör

             Bursa’nın Yeşil Türbe’si, Muradiye’si, Ulucami’si, Kozahan’ı kadar çınarları da birer güzel anıttır. Çınarsız bir Bursa, Yeşil Türbe’siz bir Bursa kadar uluhiyetini kaybeder.

            O, göklere muhteşem bir gölge abidesi gibi yükselip yayılan çınarları zamanında dikenler, bugünleri yani yüzlerce yıl sonrasını düşünebilecek kadar ileri görüşlü şehircilermiş.

            Bursa’nın Cumhuriyet Meydanı’ndaki o kötü mimari eserler nasıl ki gerilemiş zevkimizin birer çıbanı iseler, yere ancak bir simitçi tablası kadar gölge salan o kısa ömürlü, kısır ve bitli top akasyalar da ağaçlama siyasetimizdeki soysuzluğumuzun canlı vesikalarıdır. Çınarın o portakallı akide şekeri gibi sarışın, hafif ve yaygın gölgesi yanında top akasyanın bir mürekkep lekesini andıran o bücür ve hendesi toparlağı ne kadar cılız ve gülünç kalıyor.

            Bursa’nın çınarları zamanında o kadar ustalıkla yerleştirilmiş ki, yalnız güzellik değil güneşle mücadele tekniği bakımından da birer zeka şaheserleridir.

            Çınarın ne kadar gözde bir ağaç olduğunu anlatan şu efsaneyi siz de dinleyin: Güya padişahlardan biri erkek çocuk doğuran analara mükafat dağıtacağını ilan etmiş. Bütün oğlan anaları kucaklarında yavrularıyla padişahın huzuruna çıkmışlar. İçlerinden seksenlik bir kadın: “Benim de bir oğlum var” demiş. “Hani nerede” diye sormuşlar. “Gelin de göstereyim” demiş. Benim oğlanım bir çınar ağacıdır. Onu kendi elimle diktim ve kendi elimle büyütüyorum".

            Bir çınarın bir oğlan çocuk kadar itibar ve değer taşıdığı bir kültür seviyesinden bugünkü orman yakan hoyrat insana iniş ne hazindir.

                                                                           Bursa adlı broşürden