Bursa ve Ermeniler


Setbaşı'ndaki Ermeniler

Bursa'nın Beyoğlu'su

Bursa ve Rumlar


Bursa ve Fransızlar

Bursa ve Almanlar

Bursa ve İngilizler

Bursa ve Japonlar

 

     

       Ermenilerin Bursa'ya gelişleri 15. yüzyıla dayanır. Çelebi Mehmet, Yeşil Camii’ni yaptırırken, camiye gelenlerin ayakkabılarının çamurlarını silmek ve yazın tozlarını almak üzere 10 hane Ermeni’yi Kütahya’dan getirtmişti. Bu Ermeniler Yeşil'de iskan edilmişler, Yeşil İmaretinden de yemek tahsis edilmiştir. Sonraki yıllarda Doğu illerinden gelenlerin katılımıyla Ermeniler Mollaarap, Çobanbey, Namazgah, Kurdoğlu, Karaağaç mahallelerinde yoğunlaştılar.

    Bugün İpekçilik Caddesine ve semte adını, bu caddenin başında bulunan İpekçilik Okulu vermiştir. İpekçilik Okulu, aynı adı taşıyan caddenin başında, Eşrefiler Caddesiyle kesiştiği yerdedir. Fransa’da eğitim gören Kevork Torkomyan adlı bir Ermeninin önderliğinde, 1893 yılında kurulmuştur. Bu okulun açılması ile Bursa ve çevresinde ipekböceği üretimi büyük ölçüde artmıştır. 1888'de Şehreküstü Mahallesi'nde açılan okul, bir yıl sonra bina yetmediği için Karaağaç Mahallesine taşındı. Daha sonra da, 18 Ağustos 1893'de bahsettiğimiz binasına taşındı. 1930 yılında Düyûn-i Umumiye yönetiminin kaldırılması üzerine okul ve bina da devletin eline geçti, İlahiyat Fakültesi ve İmam Hatip Okulu olarak hizmet verdi (günümüzde müzeye dönüştürülmüştür).

                           

     Bursa’da yaşayan Ermenilerin büyük bölümü Türkçeden başka bir dil bilmiyordu. Ermeni şairler Türkçe şiir yazıyor ve Türkçe şarkılar söylüyorlardı. Ermeni harfleriyle, fakat Türkçe gazete çıkarıyorlardı.

    Setbaşı Mahallesinde önceleri iki Ermeni kilisesi vardı; İpekçilik Caddesinde, 1980 yılında yıkılan kilise Gregoryen olanıydı. Bu kilise, bugünkü Halk Kütüphanesi’nin bulunduğu yerdeydi (1). Protestan Ermeniler için de olasılıkla Namazgah Caddesinin solundaki kilise yapılmıştı. Mahalledeki ikinci Ermeni kilisesi ise, cumhuriyetten sonra bir süre fabrika olarak kullanılmıştır. Halen sağlam durumdadır.
    Fransızların nüfuz alanına girip Katolik olan Ermeni cemaati için ise Fransızlar, Setbaşı’nın bitişiğinde bir misyoner kilisesi yaptırmıştır. Fransız konsolosluğu da Setbaşı’ndaydı. Avrupalı misyonerler, Bursa’daki ticari ilişkilerini sürdürecek altyapı için, kendi kiliselerine cemaat çekmekteydiler. Setbaşı Ermeni mahallesi olduğu için de, çok sayıda Ermeni, Gregoryen mezhebini terkedip, Katolik olmuştur. Bursa’daki Peres Augustinus Assomption ile Fille de La Charite adlı iki misyoner okulunda, hemen hemen tümüyle Ermeni çocuklarına eğitim verilmekteydi. Bu kilise de yakın zamanda Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Ancak yanındaki yurtlar ve hastane binaları yıkılmıştır.
    1915 yılına dek Rum ve Ermenilerle Türkler arasında ciddi hiçbir çatışmaya rastlanmamıştır. Gerek 1894-96 ve gerekse de 1909 Ermeni olayları sırasında Bursa’da hiçbir olay yaşanmadığı gibi, olayları gözlemeye çıkan Tanin gazetesi muhabiri Ahmet Şerif şu notu düşmüştür: “Bursa’da, Meşrutiyetten sonra özellikle Hıristiyan vatandaşlar, kent içinde tam bir güven içinde geziyorlar. Bursa’da çeşitli dinlere bağlı kimseler birbirleriyle çok güzel geçiniyorlar".  1915 Mart ayında Ermeni göçürmesi sırasında Ermeniler mahalleden çıkarılmıştı. Yunanlılar Bursa'yı işgal edince Ermenilerin bir bölümü geri geldi ancak 1922 yılında bir daha geri gelmemek üzere gittiler. Yerlerine Yunanistan’dan göçmenler iskan edildi. Ermeni mezarlığı Mübadeleden sonra göçmen mahallesi oldu. Yeni mahallenin yarısında yer alan Ermeni mezarlığı 1951 yılında belediye tarafından İskan Müdürlüğüne verilerek göçmenlere mahalle kurulmuştur (Ant gazetesi, 13.11. 1951).

    Bursa'da doğmuş ünlü Ermenilerin başında yorumcu ve besteci olan Bimen Şen (asıl adı Bimen Dergazaryan - 1871-1943) gelir. Kilisede ilahiler okurken Hacı Arif Bey'in ilgisini çekti, onun önerisiyle İstanbul’a gitti. Çok sayıda plak yaptı ve sattı. Gazinolarda yıllarca solistlik yaptı, konserler verdi. Atatürk kendisini dinledi.  “Şen” soyadını "Yüzüm Şen" adlı bestesi sebebiyle aldı. 600-800 arasında bestesi bulunduğu söylenmektedir. Bir başka Bursalı Ermeni yazar Ohannes Deroyentz (1801-1888)'dir. Yunanca, Fransızca, Gürcüce, İbranice, Arapça, İngilizce, Latince, İtalyanca ve Türkçe’yi öğrenip bu diller üzerinde çalışmalar yaptı. İstanbul’da çıkan ilk Ermenice gazete olan Hayastan’ın yayın müdürü oldu. Ermenice yüz elli kadar kitap yazdı, birçok kitabı Ermenice’ye çevirdi. 1878 yılında tiyatroya başlayan Harutyan Aleksanyan ise Bursa’nın ünlü tiyatro gurubu olan Fasulyacıyan ve Minakyan gurubunda çalıştı.
 
Notlar:

1- Belgelere göre, bugünkü Setbaşı İlkokulu’nun bulunduğu yerde Bogosyan Ermeni Okulu ve yanında da bir Ermeni Hastanesi vardı.

 Kaynaklar:

                  1- http://kaplanoglu.org 

                 2- http://www.dergibursa.com.tr/bursada-gayrimuslim-ve-mubadele-kulturu/ 

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 02/09/18