Bursa ve Rumlar


Görükleli Yorgos

Bursa'nın Beyoğlu'su

Türk Yunan Dostluğu

Mübadele

Bursa ve Ermeniler

Setbaşı'ndaki Ermeniler



Bursa ve Fransızlar

Bursa ve Almanlar

Bursa ve İngilizler

Bursa ve Japonlar 

 

 

     

       Rumların Bursa'daki varlığı Bizans İmparatorluğu dönemine iner. Fatih döneminde Bursa'ya Yunanistan'ın Mora Yarımadasından gelen Rumlar yerleştirildi. Fetihten sonra ağırlıklı olarak Hisar’dan Muradiye’ye kadar olan semtler ile Çakırhamam’dan Altıparmak’a kadar olan bölgede (Balıkpazarı), Demirkapı, Kayabaşı, Balıkpazarı ve Kırkmerdiven mahallelerinde otururlardı. Fetih sırasında Hisar içinde 7 mahalle ve 7 kiliseleri bulunmaktaydı. Bu kiliselerden bazıları camiye çevrilmiş (ör. Üftade ve Şahadet Camileri ve Lalaşahin Medresesi), bazıları Osmanlı devri boyunca hizmet etmiş, bazıları ise yıkılmıştır. Rumlardan kalan en önemli yapı olan Saint Elias Manastırı (Gümüşlü Kümbet) Osman Bey'in vasiyeti üzerine yıkılarak türbe haline getirilmiştir. Yine Bizans Döneminde Uludağ'da 150 kadar manastır olduğunu da vurgulayalım. Rumlar ayrıca yoğun olarak Gemlik ile Mudanya arasındaki kıyı şeridinde ve iç bölgelerde (ör. Apolyont, Gündoğdu, Dereköy, Kite/ Ürünlü) yaşıyordu. 1530'da Bursa'da sadece 70 hane Rum yaşarken bu sayı 1888'de (Hüdavendigar eyaletinde) 61 bin kişiye çıkmıştır.

    Mahallelerindeki yöneticileri, bekçileri ve din adamlarını kendileri seçerdi. Dinsel açıdan da oldukça rahat durumdaydılar. Örneğin Osmanlılara esir düşen Selanik Başpiskoposu Gregory Palamas’e esir muamelesi değil din adamı muamelesi yapılmıştır. Çocuklarına kendi okullarında eğitim veriyorlardı. 1903 yılında Bursa'da 148 Rum okulu vardı. Lozan Antlaşması gereği yapılan Mübadele ile 1.250.000 Rum Anadolu’dan Yunanistan’a, 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı. Hıristiyan olan, ancak tamamıyla Türk veya Anadolu kültürünü taşıyan insanlar Yunanistan’a gidince Yunan kültürüne yabancı kalmış, bu nedenle yıllarca hor görülmüştü. Yunanistan’da da, Müslüman olmalarına karşın, birçok kültürel yapısının yabancısı olduğu Anadolu’ya gelen göçmenler yerli Türklerce hor görülmüştü. Bursa’dan giden Rumların konuştuğu dil Türkçeydi. Hata çoğu başka dil bile bilmiyordu. Bursa’ya gelen Giritliler, Prevezeliler, Karacaovalılar, Pomakalar ve Çingeneler başta olmak üzere gelen Yunanistan göçmenleri ise bir kelime bile Türkçe konuşamıyordu.

                       

   Bursa'da doğmuş ünlü Rumların başında hekim Aristidi Paşa (Bursa 1862 - İstanbul 1938) gelir. Bir süre 9. Ordu'da hizmet gördü. İstanbul bakteriyoloji merkezini kurmak üzere Paris'ten getirtilen Nicele ve Remlinger adlı hekimlerin yanına verildi. Aydın'da kolera ve Midilli'de veba salgınlarıyla ilgili çalışmalarda aldığı görevler sebebiyle paşalığa yükseltildi. Balkan Savaşı'na katıldı. 4 ciltlik Hıfz-ı Sılıha (sağlığı koruma) adlı bir yapıtı vardır.

                  Dereköy Kilisesi: 1857'de yapılmış. Mübadeleden 1972'ye kadar cami olarak kullanılmış. 

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 03/09/18