Yeni Bursa Amblemi

Bursa ve Kentleşme

Bursa'ya Yeni Amblem Lazım



Eskimiş Kabul Edilen Önceki Amblem

 

   Kentimizi yöneten büyüklerimiz oturup çalışmışlar ve Bursa'yı simgeleyen bir amblem yaptırmışlar. Basın toplantısıyla duyurulmuş, ardından amblemin yer aldığı bayrak valilik önünde göndere çekilmiş (2014).   

       

Bursalılar yeni amblemi genelde beğenmedi. Sosyal medyada bu konuda çok sayıda eleştiri yazıldı. Bazı tepkileri sunuyoruz:

 

Türkan Genç (Kent gazetesi)

Bursa’nın yeni şehir logosunun lansmanı, dün Merinos Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle yapıldı. Görkemle sunulan, yeni şehir logolu rozetler yakalara gururla takıldı. Logo flaması Heykel tarihi belediye binası önünde göndere çekildi. Töreni izledikten sonra gazeteye gelip yazımı yazacağım sırada, sosyal medyada bir yorum gözüme çarptı. Duygulara, düşüncelere tercüman olmuş ki tıklanma sayısı fazlaydı. Yapılan değişik yorumları da okuduğumda çoğu kişi aynı görüşte. Şehrimizin hiçbir simgesine yer verilmemiş. Konuyu özetleyen bir yorum Bursa Kültür Sanat Derneği kurucu başkanı Arda Mat'tan geldi:
“Bursa'nın yeni logosu lale! Ne lalesi? Bilemiyoruz. Muhtemelen İstanbul ya da Hollanda lalesidir. Belki de başka bir lale çeşididir.
    Bursa deyince akla ne geliyor? Tabi ki lale! Uludağ, Ulucami, Karagöz Hacivat, Teleferik, Yeşil Türbe vs.. bunlar asla değil! Peki, bu ne lalesi? Söylicem ama dilim varmıyor.

Bursa deyince hangi renk akla geliyor? Yeşil! Peki bu ne lalesi olduğunu bilmediğimiz lale hangi renk? Kırmızı lacivert! Yoksa bu lale Karabük lalesi mi? Yeşili aldınız, Uludağ’ı aldınız, Karagöz’ü aldınız, Yeşil Türbe’yi, Ulu Cami'yi Teleferik’i aldınız,  yerine koya koya "LALE" mi koydunuz?  Yani şimdi benim kırmızı lacivert renkli logom ‘lale’ mi?
"Ey Bursa, hepimiz artık laleyiz", hayırlı olsun!”
- - - - - - -- - - -

Raif Kaplanoğlu (Araştırmacı-Yazar)

Bursa Uluyor!...
    Bursa'nın logosunda "Ulu Şehir" ifadesi ile ne kastediliyor? "Ulu" sözcüğü iki anlama gelmekte olup, yaygın anlamı olan "çok büyük"tür. Ancak şehirlerin çok büyük olması, bir marifet değil, aksine olumsuzluk unusuru olduğu için "ulu" sözcüğü bu anlamda kullanılmadığını düşünüyorum.
    Bursa, son 50 yılda yeşilliğini ve dünyanın imrendiği bir Osmanlı şehri özelliğini yitirdiği için, ulu kelimesiyle yönetenlere karşı bir feryadın ifade edildiğini düşünüyorum. Bursalılar gerçekten de yarım asırdır, Bursa'yı yokedenlere karşı ULUDUĞU için bu logo da o anlamda uygundur. Bursa’yı anlatan en son çiçek lale olabilir. Son 10 yıldır Bursa’da resim-heykel gibi sanatlar neredeyse yok sayılıp; sadece eski ustaların mukallidleri (kötü taklitlerini yapan) ebru, hat vb. zanaatlara önem verildi. Sonuç, yaratıcılık sıfır… Bursa logusu olarak belirlenen lale de, eskiden deflarca yapılmış ürünün yeniden yapılmasından, yani mukallidlikten ibaret.
   Ne yazık ki, Bursa’yla özdeşleşen çınar, erguvan gibi sembollerin çini ve ebruda pek kullanılmaması nedeniyle, kopyalaması kolay olan lale logo olarak seçilmiş… 

- - - - - - - - - - - - -

Can Ulusoy (Siyasetbilimci)

TOKİ'yi yapanlar laleyi de elimize tutuşturdu!    

Bir Anı

Celal Beysel anlatıyor:

" Bursa’nın amblemi lale olsun diye bir karar alınmıştı. Üstelik vali tüm derneklere yazı göndermiş, yazışmalarda kendi seçtiği lale amblemi antetli kağıtlara eklenmediği takdirde yazışmaları kaale almayacağını bildirmişti. Tepeden inme, halkın, STK’ların, Bursalının katılımı olmadan alınan bu kararı BUSİAD üyeleri ve pek çok Bursalı gibi ben de benimseyememiştim. Ama kimse valiye açıkça itiraz edemiyordu. ABD’de profesör olan kardeşim Dilhan Kalyon’un Bursa’da olduğu günlerde Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin projelerini tanıttığı bir toplantı yapılacaktı. Kardeşimi konuşmacı olarak davet ettik. Üniversitedeki bu konuşmayı fırsat bilip Power point sunumun arasına Divriği Ulucami resmini, sanki yanlışlıkla konmuş gibi yerleştirdim.  Sunum sırasında önce bu yanlışlıktan dolayı özür diledim.  Sonra da lalenin İran’dan Selçuklular zamanında Türkiye’ye geldiğini, Divriği’deki Ulucami’de kabartma lale amblemleri olduğunu, Bursa ile lalenin özdeşleştirilmesinin doğru olmadığını, kestane, şeftali, Karagöz Hacıvat, Uludağ varken lalenin doğru seçim olmadığını ifade ettim 300 kişinin olduğu salonda. Tabi ki valiye hiçbir atıfta bulunmadım. Vali yoktu ama yardımcıları oradaydı. O günden sonra Uܒde hiçbir toplantıya davet edilmemiş olmama şaşırmıyorum. Lale ambleminden vazgeçilmesinde benim katkım olmuş mudur, bilemem." (Kaynak: Gönüllü Sivil Toplum Kuruluşlarıyla 40 Yıl, Celal Beysel, 2021, sayfa 241).

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 05/03/23