BURSA'DA MÜZELER     (İ-Z)

 

Müzeler A - H

 

     İnegöl Kent Müzesi                                                    İnegöl Mobilya Ağaç Sanayi Müzesi

     İpekçilik Müzesi                                                         İznik Müzesi           

     Karagöz Müzesi                                                          Kent Müzesi           

     Misiköy Etnoğrafya Müzesi                                          Mudanya Mütareke Evi Müzesi                                

     Mudanya Tahir Paşa Konağı Kent Müzesi                  Ormancılık Müzesi                                                   

      Osmanlı Evi Müzesi                                                    Sağlık Müzesi                                                          

      Yenişehir  Şemaki Evi Müzesi                                    Tekstil Sanayi Müzesi                                              

      Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi                                Türk İslam Eserleri Müzesi   

İ

İnegöl Kent Müzesi

Yenice Mah. Belediye Meydanı No:24 (İshakpaşa Camii Karşısı)            Tel: (224) 713 18 70

   Türkiye'de, bir ilçede açılmış ilk kent müzesidir. Açılışı 10 Ocak 2009 'da yapılan müze 19. yüzyıldan kalma bir yapı olan eski belediye binasında hizmet vermektedir. İnegöl kültürünü yansıtan 24 farklı bölümü, 1 sergi salonu, 1 çok amaçlı salonu bulunmaktadır. Müze kolleksiyonu büyük ölçüde İnegöllülerin bağışlarıyla oluşturulmuştur.

KENT MÜZESİNDE OLUŞTURULACAK BÖLÜMLER
1. Tarihöncesi dönem   2. Roma ve Bizans dönemi    3. İnegöl’ün fethi ve Turgut Alp
4. Karacahisar ve Osmanlı Devletinin Kuruluşu    5. İnegöl’e yerleşen Türkmenler
6. Osmanlı döneminde sosyal ve ekonomik yaşam    7. Osmanlı döneminde kültürel yaşam
8. Göç     9. İşgal yolları ve İnegöl     10. Kurtuluş yılları      11. Cumhuriyetin ilk yıllarında İnegöl
12. İnegöl’ü yönetenler    13. Tarım     14. Sanayileşen İnegöl     15. Değişen İnegöl ve kentleşme
16. Kültür sanat faaliyetleri ve basın-iletişim   17. Sivil toplum ve eğitim
18. Gelin odası    19. İnegöl odası    20. Berber    21. Tütün
22. Yemek kültürü   23. İnegöl ve turizm   24. Spor    25. Sağlık

 

İnegöl Mobilya Ağaç Sanayi Müzesi

Aralık 2014'de açılmıştır.    Yenice Mah. Demircizade Sok. No:11-12  Tel: (224) 711 18 70

www.inegolmobilyamuzesi.gov.tr                 info@inegolmobilyamuzesi.gov.tr

 

İpekçilik Müzesi

    1888 yılında İpekçilik Mektebi Olarak açıldı. 1926'da "İpek Böcekçiliği Mektebi" olarak anılan okulun adı 1930'da "İpekböcekçiliği Enstitüsü", 6 Kasım 1971'de ise "Bursa İpekböcekçiliği Araştırma Enstitüsü" olarak değiştirildi. Tarım Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren enstitünün 1976 yılında Hürriyet Mahallesi'ndeki yeni binasına taşınmasıyla, tarihi bina Bursa Yüksek İslam Enstitüsü, daha sonra ise İmam Hatip Lisesi olarak kullanıldı. 2010'da İpekçilik Müzesi'ne dönüştürüldü.

 

İznik Müzesi    (Nilüfer Hatun İmareti)

Müze Cad. İznik – Bursa            Tel:(224)  757 10 4

     Sultan I. Murad'ın annesi Nilüfer Hatun'un anısına 1388 yılında inşa ettirilmiştir. İmaret olarak kullanılan yapı, yoksullar için her gün yemek dağıtılan bir hayır kurumuydu. Cumhuriyet Döneminde değişik gereksinmeler için depo olarak kullanılmış, 1960 yılında müze olarak hizmete açılmıştır. Tarihsel bir yapı olan imaret 14. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Osmanlı mimarisinde ters T planı ilk kez bu yapıda görülür. Yapı, kubbe ve tonozların örttüğü sütun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla başlar. Üzerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana bölüme girilir. Ana bölüm, merkezinde bir aydınlatma feneri bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Ana bölümden üzerleri birer kubbeyle örtülü yan mekânlara geçilir. İmaret, Bizans'a özgü çok zengin ve renkli taş ve tuğla işçiliği ile dikkat çeker.

   İznik Ayasofya Müzesi :  Ayasofya 4. yüzyılda bazilika tipinde inşa edilmiş bir kilisedir. Yapı ikonoklastik dönemde (726-842), 11 Ekim 787 tarihinde İznik'te toplanan 7. Ruhani Konsil'le anılır. İkonoklastik Dönemde dinsel konuların figüratif işlenişi yasaklanmış, sembolizm etkili olmuştur. İmparatoriçe Eirene tarafından resmi yeniden sevdirmek için düzenlenen bu dini toplantı, tarihe 2. İznik Konsili olarak geçmiştir. 11. yüzyıldaki depremden sonra mimarisinde önemli bir değişiklik yapılarak nefler payelerle sınırlandırılmıştır. Apsisin iki yanında, üzeri kubbelerle örtülü birer oda yan mekan vardı. 1331'den sonra Orhan Gazi tarafından camiye dönüştürülmüştür. Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) zamanında, Mimar Sinan tarafından bir mihrap ilave edilerek, yan neflerde büyük kemer açıklıkları oluşturulmuştur. Yapı Bizans Dönemine ait bazı fresko ve mozaik kalıntıları içerir. Freskolar, postoforium odalarının kubbe ve duvarlarında, ayrıca yan nef duvarındaki mezarın üzerindedir. Mezarın üzerindeki fresk Meryem, Hz. İsa ve Johannes tasvirlerini içerir. Döşeme mozaiği (11. yüzyıl) renkli taşların belirli geometrik şekillere göre kesilmesi ve geçmeli bir desenle birleştirilmesi suretiyle meydana getirilmiş bir yer süslemesi olup orta nefte yer alır. Osmanlı Dönemine ait bezemeler ise güneyde yer alan kemer başlangıcındaki kalem işi yazı, bitkisel motiflerle süslü şerit ve iç mihraptaki küçük bir zencerek motifli alçı kalıntısıdır. Ayasofya Kilisesi 2011'de cami olarak kullanıma açılmıştır.

  Müze Bölümleri
     Müzede sergilenen eserleri, İznik ve çevresinden elde edilen ve bilimsel kazılarda çıkarılan eserler oluşturmaktadır. Müze bahçesinde Roma, Bizans, Osmanlı Dönemi eserleri sergilenmiştir. Bu eserler, sütun başlıkları, lahitler, kabartmalar, korkuluk levhaları, ambonlar, steller, yazıtlar, çörtenler, kuyu bilezikleri ve İslâmî mezar taşlarıdır. Kapalı teşhirde ise, arkeolojik, etnografik, sikke ve İznik çinileri sergilenmektedir. Ana bölümde sergilenen arkeolojik eserler tarihöncesi dönemden Bizans Dönemi sonuna kadar olan zaman dilimine aittir. Aynı yerdeki sikke bölümünde Arkaik Dönemden Osmanlı Dönemi sonuna kadar basılmış örnekleri, etnografik bölümde ise yörenin yakın geçmişteki örf adetlerini, kültürel ve sosyal yapısını yansıtan örnekler yer almaktadır. Bunlar müzenin güney ve kuzey mekânlarında sergilenmektedir.

   İznik Keramik ve Çini Böümleri

  Yapıldıkları dönemde geniş kullanım alanı bulan ve İznik'te 15-17. yüzyıllar arasında üretilen çini buluntuları müzenin güney mekânında sergilenmektedir. 11-14. yüzyıllarda yine İznik'te üretilen İznik keramikleri kuzey mekânında teşhir edilmektedir. Halen müzede 2000'i aşkın arkeolojik eser, 300 sikke, 500 İznik çinisi ve seramiği ile 150 adet etnografik eser sergilenmektedir. Teşhirde yer alan eserlerin %98'i bilimsel kazılardan ele geçen buluntulardır.

  Çevrede Yapılan Bilimsel Kazılar

  1- Ilıpınar Höyük Kazısı: Orhangazi İlçesi sınırları içinde yer alan Ilıpınar höyükte kazılara Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü başkanı Dr. Jacob Roodenberg başkanlığında 1987 yılında başlanmıştır. Türk ve Hollandalı bilim adamları ile öğrencilerin katılımı ile yürütülen kazılarda M.Ö. 6. bin yıl kültür tabakasına kadar inilmiştir. Çalışmalarda tarihöncesi dönemlere ait çok önemli bulgular ortaya çıkarılmıştır. Bunlar arasında yer alan çeşitli ev kalıntıları, pişmiş toprak, kemik, taş, bronz aletler, çeşitli mutfak eşyaları, ziraat aletleri, kozmetik kapları ile kolyeler yapıldıkları dönemin yaşamı hakkında geniş bilgi vermektedir. Höyükte ortaya çıkarılan mezarlar da bize ölü gömme adetlerinin nasıl olduğunu göstermektedir. Höyük buluntuları arasında yapılan karbon 14 analizleri, ziraatin bölgede ilk başladığı yerleşim yerinin Ilıpınar höyük olduğunu kanıtlamaktadır.

  2- İznik Çini Fırınları Kazısı: İznik ilçe merkezinde 1967 yılında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölüm başkanı Prof. Dr. Oktay Aslanapa tarafından kazılara başlanmıştır. 1994 yılından itibaren çalışmalar yine aynı bölümde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Ara Altun başkanlığında evam ettirilmiştir. Burada 11-17. yüzyıllar arasında imal edilmiş eserler ele geçmektedir.

   3- Menteşe höyük kazısı: 1995'ten beri İznik Müze Müdürlüğü denetiminde, Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü uzmanlarının katılımı ile yapılan çalışmalarda, tarihöncesi döneme ait önemli mimari buluntular ve nesneler ele geçirilmiştir. Bunlar İznik Müzesi'nde sergilenmektedir. 1998 yılında ara verilen kazıya 1999 yılından itibaren devam edilmiştir.          

  4- İznik Tiyatro Kazısı: Dr. Bedri Yalman başkanlığındaki ekibin yürüttüğü çalışmalar 1980 yılından beri yürütülmektedir. M.S. 2. yüzyıla ait Roma tiyatrosu düz arazide inşa edilmiş nadir örneklerden biridir. Üçte ikisi açığa çıkarılmış olan tiyatrodaki kazılarda ele geçen küçük buluntuların bir bölümü İznik müzesi'nde sergilenmektedir.            

K

Karagöz Müzesi                  

Çekirge Caddesi, Karagöz Anıt Mezarı karşısı, Bursa             Tel: (224) 232 25 90 – Belgeç: 232 33 60          

Bursa'da Geleneksel Gölge Oyunumuz Karagöz Gösterilerini izleyebileceğiniz tek yer

Geleneksel Oyunlar: Cazular , Salıncak, Kayık, Kanlı Kavak, Yazıcı...

      Türk Gölge Oyununun ortaya çıkışı konusunda yapılan araştırmalar bir çok farklı görüş geliştirmiştir. Bazıları bu oyunun Çin'den Hindistan'a geçtiğini, sonra da Moğollar tarafından Orta Asya Türkleri'ne tanıtıldığını iddia etmektedirler. Buna göre Gölge Oyunu sanatı Orta Asya'dan Türkiye'ye göç eden Türkler tarafından getirilmiştir. Başka akademik çalışmalar ise Gölge Oyunu’nun Anadolu'ya 16. yy'da Mısır'dan geldiğini söylemektedir. Bu bakış açısının taraftarları Yavuz Sultan Selim'in 1517'de Mısır'ın fethinde onuruna verilen kutlama törenlerinde bu sanatla karşılaştığını, etkilenip beğendiği bu oyunun İstanbul'daki sarayında sergilenebilmesi için ustaları yanında götürdüğünü iddia ederler. Gölge Oyunu bu şekilde Osmanlı saraylarına girmiştir. Bütün bu değişik söylencelere rağmen bizler Karagöz ve Hacivat’ın Bursa’da yaşamış gerçek karakterler olduğuna ve Sultan Orhan Camii inşaatında çalıştıklarına inanıyoruz. Son zamanlara kadar Bursa'da Atatürk Caddesi'nde eski bir evin bahçe duvarına yaslanmış bulunan Şeyh Küşteri’nin mezarı ise bunun kanıtıdır. Bugün Tayyare Kültür Merkezi'nin çaprazına düşen bir yerde bulunan Şeyh Küşteri’nin mezarı yerinde bugün yüksek bir iş hanı yükselmektedir. Mezar taşı ise Muradiye türbelerinin bahçesindedir. Oyunlarda “Şeyh Küşteri Meydanı” diye başlanan birçok diyalog Şeyh Küşteri’nin bu işin pirî ve yaratıcısı olduğunu vurgulamaktadır. Karagöz’ün mezarı ise bugün Çekirge Caddesi'nde, Karagöz ve Hacivat’ın anıt mezarının bulunduğu bölgede idi. Zira burası, yani bugünkü Çırağan Kafe Karagöz Evi ve Çekirge Caddesi'nin geçtiği bölgede büyük bir mezarlık mevcuttu. 1942’de Bursa’ya gelen araştırmacı yazar Abdülbaki Gölpınarlı Karagöz’ün mezar taşını tespit etmiş ve Bursa ile ilgili yazdığı notlarına kaydederek bir örneğini de Bursa Müzesi'ne bırakmıştır. Karagöz’ün mezar taşı bugün Yeşil’de bulunan Türk İslam Eserleri Müzesi'nde bulunmaktadır. Karagöz günümüzde Bursa’da Karagözevi'nde bir avuç gönüllü insan tarafından yaşatılmaya çalışılıyor.  

Perde kurdum, ışık yaktım, açıldı Bursa’da bahtım
Gezerken cami yapısında, rastladım bir arkadaşa
Adı Karagöz hem derbeder, konuşunca etraf dinler
Uzayıp gidince bu hal, sordu padişah nedir bu ahval?
Neden yürümez iş acep? Dendi, iki kişi sebep
Duyunca padişah köpürdü, ikimizin de başı götürüldü
Sağlığımızda bizi bilen biri, Şeyh alim Küşteri,
Deriden yaptı suret, işte dedi, Karagöz-Hacıvat seyret
O gün bugün mekanımız perde, bu Türk oyunu kökleşti her yerde
                                                                        Hayali Taceddin Diker

Bu müze pazartesi günleri kapalıdır.

 

Kent Müzesi

      

     Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 14 Şubat 2004’de açılan Bursa Kent Müzesi, Bursa’nın en merkezi yerinde Atatürk Heykeli’nin hemen arkasındadır. Kentin kültürel, tarihsel, sosyal ve ekonomik zenginliğini tanıtarak yarının kentlilerine yol göstermek amacındadır. Müzede Bursa’nın 7000 yıl önceye uzanan tarihinden başlayarak günümüze kadar geçirdiği evreler kronolojik olarak sunulmuştur. Müzenin en çekici yanı Bursa’nın yaşam kültürünü yansıtan bölümleridir. Müzede eski bir Bursa el sanatları çarşısını gezebilirsiniz. Arabacı, keçeci, semerci, bıçakçı, kalaycı, ipekçi, havlucu, şekerci, nalbant, marangoz, çinici, yemenici. Hepsini işlerinin başında, mesleğini icra ederken iş başında göreceksiniz.

 Tel: (224) 220 26 26                    www.bursakentmuzesi.com

             

             (Büyüt)                                        (Büyüt)                                         (Büyüt )     

                       

M

 Misiköy Etnoğrafya Müzesi

Misiköy Etnoğrafya Evi Bursalı halk kültürü ve folklor araştırmacısı Şinasi Çelikkol tarafından açıldı. Söz konusu evde Bursa yöresi el işlemeleri, ev eşyaları, dokuma tezgahları, yöresel orijinal kıyafetler ziyaretçilerini bekliyor.




Ziyaret Saatleri: Cuma-cumartesi 17:00-20:00 arası          Pazar 10:30-20:00 arası

Giriş Ücreti: Tam 1.50 TL Öğrenci 1.00 TL
Tel: (224) 221 87 27   - 0.535 351 60 39
        
 

Mudanya Mütareke Evi

     Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin siyasi alanda kazandığı ilk başarısının göstergesi olan Mudanya Mütarekesi bu evde imzalanmıştır. Mudanya ilçe merkezinde bulunan ev 19. yüzyıl sonlarına tarihlenmektedir. Rus asıllı Aleksandr Ganyanof'a ait olan ev, daha sonra Mudanyalı iş adamı Hayri İpar tarafından satın alınarak onarılmış ve 1937 yılında Mudanya Belediyesi'ne bağlı bir müzeye dönüştürülmüştür. 1959 yılında ise Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne devredilmiştir. Bodrum ve çatı katının dışında iki katlı olan ahşap evin birinci katında mütarekenin imzalandığı salon ve İsmet Paşa'nın çalışma odası, üst katta İsmet Paşa ve yaverlerinin yatak odaları yer almaktadır. Mütareke döneminin eşyalarının korunduğu bu evde ayrıca o döneme ait fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir.

Tel: (224) 544 10 68  

 

Mudanya Tahir Paşa Konağı Kent Müzesi

18. yüzyıla ait 18 odalı bir konağın restore edilmesiyle Temmuz 2013'de açılmıştır.

ayrıntılı bilgi

 


O

Ormancılık Müzesi

Çekirge Cad.             Tel: (224) 235 15 46

Çalışma Saatleri: Hafta içi her gün 08:00 - 17: 00 (öğle arası: 12:00- 13:00)

           Çekirge Caddesi üzerindeki Saatçi Köşkü uzun yıllar köşk görevini sürdürdükten sonra 1939-1946 yılları arasında Bursa Orta Orman Okulu olarak hizmet vermiştir. Bu tarihten sonra Bursa Orman Bölge Müdürlüğü binası olarak kullanılmış, 1983 yılında bölge müdürlüğünün yeni binasına taşınmasından sonra müzeye dönüştürülerek Ormancılık Müzesi olarak Bursa'nın kültür hayatına önemli bir katkı sağlamıştır. Müze 29.3.1989 yılında düzenlenen bir törenle hizmete açılmıştır.
 

       Ormancılık Müzesi, konusunda Türkiye'nin ilk ve tek müzesidir. Bir ihtisas müzesi olarak Türkiye’deki ormancılığın tarihsel gelişimini tanıtmayı, orman ve ormancılık hakkında halkı bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Zengin içeriği ile dikkat çeken müze önemli eserleri bünyesinde barındırmaktadır. Müzede eserler sınıflandırılmış ve çeşiti bölümler oluşturulmuştur. Bunlar ; 1- Orman Hayatından Kesitler 2 - Orman Bitkileri ve Kesim Aletleri 3- Orman Mühendisliğinde Kullanılan Aletler 4- Fosiller 5- Harita ve Uzay Fotoğrafları 6- Orman içi Haberleşme Araçları 7- Tarihi Belgeler  8- Albüm ve Kitaplar. Bu bölümlerden başka müzede ormanı konu edinen kitapların bulunduğu bir kitaplık, sergi salonu ve depolar bulunmaktadır.
     Ormancılık Müzesi'nde önemli bir fosil koleksiyonu da yer almaktadır. Burada iki milyon yıllık sekoya fosili, üç yüz elli milyon yıllık karbonifer fosilleri, elli milyon yıllık sarıçam, ceviz, karaçam ağaç fosilleri görülmeye değerdir. Fosil koleksiyonunun bir bölümünde ise on dört milyon yıllık miyosen devri fauna ve flora fosilleri yer alır. Özellikle sekoya ağacı fosili geçmişteki Anadolu florasının zenginliğini bize tanıtması açısından önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Bilindiği gibi sekoya ağaçları bugün sadece Amerika'nın bazı bölgelerinde görülen bir türdür.
     Ormancılık Müzesi'nde gösterime sunulan haritaların tarihi belge değeri çok büyüktür. Bu türden haritalar Türkiye'de birkaç arşiv dışında başka yerde yoktur. 1926 tarihini taşıyan Türkiye Ormanları Haritası'nda ilginç özellikler görülmektedir. 1926 tarihini taşımasına karşın Türkiye’nin Milli Misak sınırlarının aynen çizilmesi, Hatay ve şimdi bir başka devlete ait olan adaların sınırlarımız içinde gösterilmesi kayda değerdir. Bilindiği gibi Hatay 1939 yılında sınırlarımıza dahil edilmiştir.

        

       Müzede orman mühendisliğinde kullanılan arazi ve büro aletleri, makinalar ve aparatlar geçmişten günümüze ilginç bir soluk taşımaktadırlar. Başka hiçbir müzede göremeyeceğiniz 1900’lü yıllara ait, şimdi hepsi birer antika olan aletler görülmeye değerdir. Müzede küçük ziyaretçiler de düşünülmüş, onların ilgilerini çekecek eserler sergilenmiştir. Özellikle mumyalanmış hayvan örnekleri, böcekler, ağaç kesitleri, fotoğraf ve karikatürler görülmeye değerdir.                                                                                      (Kaynak Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Web Sayfası)

 

Osmanlı Evi Müzesi

     Muradiye semtinde II. Murad Külliyesinin karşısında bulunan evin yerinde, evvelce Sultan II. Murad'ın bir köşkü olduğu sanılmaktadır. Bugünkü ev plan ve süslemeleri bakımından 17. yüzyıl özelliklerini taşımakta olup, Bursa'da halen ayakta kalan en eski ve en güzel evlerden biridir. Bahçe içinde bulunan iki katlı binanın iki kat planı da aynıdır. Bahçeye açılan eyvanlı bir sofa ile eyvana açılan sağda ve solda birer odadan oluşan planda alt kat odaları alçak tavanlı kışlık odalardır. Üst katta baş oda diye adlandırılan odada kalem işi bitki ve çiçek motifleriyle süslü şahane ahşap dolap, geometrik süslü ahşap tavan ve altıgen tavan göbeği, zarif görünüşleri ile 17. yüzyıl süslemelerinin özelliklerini göstermektedir. 25 Mayıs 1973 tarihinde onarılıp düzenlenen ev, bu tarihte ziyarete açılmıştır.

Tel: (224)  222 08 68


S

Sağlık Müzesi

Döne Ocak Kanser Erken Tanı ve Araştırma Merkezi       Muradiye Bursa

 

Ş

Şemaki Evi Müzesi

Tel:(224) 773 00 83

   Bursa'ya 55 km. uzaklıktaki Yenişehir ilçe merkezinde bulunmaktadır. İran'ın Şemah kasabasından Anadolu'ya gelerek Yenişehir'e yerleşen Şemaki ailesi tarafından, tahminen 18. yüzyılda yapılmıştır. İki katlı evin zemin katında taşlık, sağında mutfak ve kiler, solunda iki kışlık oda bulunmaktadır. Mutfak duvarına bitişik ahşap merdivenlerle üst kata çıkılır. Bahçeye bakan ön cephe revak şeklinde kemerli bölümlerle dışa açılmaktadır. Solda eyvanlı sofaya açılan bir baş oda, sağda biri büyük, diğeri küçük iki oda bulunmaktadır. Evi süsleyen nebati motifli ve manzara dekorlu kalem işleri 19. yüzyıla aittir. Bahçede bulunduğu söylenen hamam kısmı bugün yoktur.

T

Tekstil Sanayi Müzesi       

 

    Atatürk'ün 1938'de açılışını yaptığı Mernios Yünlü Sanayi İşletmesi'nden kalan makineler ile kurulmuş, 15 Ekim 2011'de ziyarete açılmıştır. Yaklaşık 7 bin metrekarelik alanı kapsayan müzede Merinos koyununun yününün temizlenmesinden, iplik üretimine ve konfeksiyon bölümüne kadar her türlü üretim süreci izlenebiliyor. Merinos’un orijinal maketinin de yer aldığı Tekstil Sanayi Müzesi’nde Atatürk odası, 4 galeri, 1 müdür odası ve 1 sergi salonu bulunuyor

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Doğu Kapısı     Tel: (224) 270 83 06

Çalışma Saatleri: (Pazartesi hariç) 10:00 - 17:00                      http://tekstilmuzesi.bursa.bel.tr

 

Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi

Umurbey Mah. Kapıcı Cad.  Yıldırım- Bursa     Tel: (224) 329 39 41

   Pazartesi hariç her gün 10:00 – 17:00 arası açıktır.      www.tofasanadoluarabalarimuzesi.com

   TEKERLEĞİN BÜYÜLÜ SERÜVENİ

    Tofaş'ın Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin de desteğiyle Umurbey Bilgi Parkı'nda görücüye çıkardığı Anadolu Arabaları Müzesi, Asya'da binlerce yıl önce dönmeye başlayan ahşap bir tekerleğin, bugün teknolojiyle ulaştığı renkli serüveni gözler önüne seriyor. Türkiye'nin otomobil devlerinden Tofaş, gelecek nesillere unutulmaz bir miras bırakıyor. Umurbey Bilgi Parkı'nda açılan Anadolu Arabaları Müzesi'nde 2 bin 600 yıl önce yapılmış ilk  tekerlekli araçtan, Tofaş'ın son gözdesi Albea ve Sporting'e kadar tekerleğin öyküsü sergileniyor.

    Türk otomotiv sektörünün kalbinin attığı Bursa, Türkiye'de bir ilk olan Anadolu Arabaları Müzesi ile bu alandaki liderliğini iyiden iyiye perçinledi. İlk üretilen Serçe, Murat 124, Murat 131 ile otomobilin son gözdeleri Doblo, Sporting ve Albea müzede yan yana durarak adeta tarihe şahitlik ediyorlar. Müze fikrinin ortaya çıkması ise tam bin şans. Bursa'nın tam ortasında Arkeoloji Müzesi'nde 2 bin 600 yıl öncesine ait bir araba bulununca Tofaş yetkilileri harekete geçerek, Anadolu Arabaları Müzesi fikrini geliştirmenin yollarını aramışlar.

     ARABALAR NASIL BİR ARAYA GELDİ?

     Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi'ndeki arabalar, Anadolu üretim ustalığının değişik tasarımlarının örnekleri olarak geniş bir alan içinden özenle seçildiler. Her bir araba çok ince işlemlerden geçirilerek restore edildi. Eski eser restorasyonu uzmanları bu işi için aylarca uğraştılar. Zaman içinde değişikliklere uğramış bu arabalar, yeniden özgün durumuna dönüştürüldü. Bütün bu örnekler tıpkı günümüzdeki bir otomobil gibi, teknik özellikleriyle tek tek değerlendirilerek sınıflandırıldı. Böylece hepsi, Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi'nin birer üyesi oldular. Bir şehrin binlerce yıllık bilgisinin müzesi olan Anadolu Arabaları Müzesi, sadece eski araba müzesi olarak düşünülmedi. Anadolu'daki binlerce yıllık araba sanayisinin ve kültürünün canlı ve etkili birer köşe taşı olarak düşünülen müzedeki her araba, Anadolu tasarım tarihinin çok değerli ve anlamlı birer ürünü olarak tarihteki yerlerini aldılar. Tofaş CEO'su Antonio Bene'nin deyimiyle bu müze, "yeni ustaların, eski ustalara bir  teşekkürü" idi. Ve yine Mösyö Bene'nin altını çizerek söylediği gibi: "binlerce yıl boyunca bu arabaları tasarlayıp üretenlere Bursa'dan ve Tofaş'tan selam olsun."

     MÜZEDE HANGİ ARAÇLAR VAR

    Faytonlar, kağnı arabaları, öküz arabaları, panyolar, çarklılar, yarım esebey, briçkalar, ilk arabanın yapıldığı atölye, eski tekerlekler, ilk üretilen Murat 124, Murat 131, Kartal ile Tofaş'ın son gözdeleri Doblo, Albea, Sporting...

 

Türk İslam Eserleri Müzesi 

(YEŞİL MEDRESE)          Tel: (224) 327 76 79

     İlk Osmanlı medreselerinden olan Yeşil Medrese, Sultaniye Medresesi diye de adlandırılır. 1414-1424 yılları arasında Yeşil Külliyesi içinde I. Mehmed'in (Çelebi) emri ile mimar Hacı İvaz tarafından yaptırılmıştır. Plan itibariyle Anadolu Selçuklularının açık avlulu (eyvanlı) medreselerinin bir devamıdır. Yapı malzemesi olarak moloz ve kesme taş ile tuğla kullanılmıştır. Yıldız tonoz ile örtülü giriş eyvanından sivri kemerli bir kapı ve revaklı avluya girilir. Avluyu üç taraftan çeviren revaklar sivri kemerli olup, sondaki karşılıklı birer tanesi beşik tonoz, iki yan eyvanın önündekiler çapraz tonoz, diğerleri ise kubbeli tonoz ile örtülüdür. Revaklardaki sütun ve sütun başlıklarının bir kısmı Bizans Devrine aittir. Revakların arkasında 13 medrese odası, iki yan eyvan, tuvalet ve merdiven boşlukları vardır. 
     Medresenin ikinci bir katı olduğu söylenirse de bu henüz ispat edilememiştir. Aynalı tonoz ile örtülü medrese odalarında birer ocak da bulunmaktadır. Medrese odalarının hizasındaki iki yan eyvan dilimli kemerlidir. Girişin karşısında bulunan ve kare bir mekân gösteren dershaneye iki taraflı merdivenle çıkılır. Kare mekândan kubbe kasnağına istalâktitli pantdantiflerle geçilir. Kubbe sekiz köşeli ve prizmatik Türk üçgenleri ile kaplı kasnak üzerine oturur. Kasnağın her kenarının ortasına birer küçük pencere açılmıştır. Saçaklar kirpi saçak halindedir. Giriş eyvanındaki ahşap saçak orijinal olmayıp sonraki tamir devrelerine aittir. Külliyenin diğer yapılarına göre medresedeki çini süsleme çok azdır. Çini süslemelerde mozaik çini ve renkli sır teknikleri kullanılmıştır. Giriş eyvanındaki ahşap kapı üzerinde bulunan yarım beşik tonoz ve batı yan eyvanın tavanı çini kaplıdır. Tavanın ortasında 20 köşeli bir yıldızdan gelişen geometrik motiflerle süslü çini bir tavan göbeği bulunmaktadır.
    Medresenin diğer çini süslemeleri dış cephede pencerelerin üzerinde bulunan sivri kemerlerin aynalarını dolduran üçgen, kare ve diğer şekillerdeki küçük firuze çinileridir. Medrese çeşitli devirlerde tamir geçirmiş, 19.8.1902 tarihinde Erkek Lisesi'nde açılan Bursa Müzesi 8.4.1930 tarihinde buraya nakledilmiştir. 1955 yılında tamir dolayısıyla ziyarete kapatılmış, yeni teşhir ve tanzim ile 1 Ekim 1956 tarihinde yeniden ziyarete açılmıştır. Son olarak 1972 mart ayına kadar tekrar onarıma tabi tutulan medrese, 22 Kasım 1975 günü Türk-İslâm Eserleri Müzesi olarak bugünkü şekli ile ziyarete açılmıştır. Medrese Türk-İslâm sanatının üstün özelliklerini taşıyan, 12. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar tarihlendirilmiş çeşitli eserler sergilenmektedir.

Daha Fazla Resim