Bursa Vilayetinde Yunan Fecayii
1920-1922


Cumhuriyet Döneminde Bursa

Yunan İşgalinde Bursa

Bursa'nın Tarihi


 

 Bursa'da İşgal Günlüğü, Derleyen: Canib Bey, Düşünce Kitabevi Yayınları İstanbul, 2004

 Kitaptan bir bölüm: 

    "Yıllardan beri istiklal uğrunda iç ve dış düşmanlarına karşı mücadele eden ve vatanını savunmak zorunda kalan milletimiz, I. Dünya Savaşıdan çok yorgun çıktığımız bir zamanı kollayan ve Avrupa'nın düşmanımız olan devletlerine arkasını dayayan Yunanlıların 1920 senesi başlarında ansızın ana yurdumuza ayak basmaları, Trakya ve Batı Anadolu'yu kısmen işgal etmeleriyle birlikte türlü türlü taşkınlıklar ve tahribatlarla çok kötü ve akıl almaz tecavüzlerine maruz kalmıştı.
Fakat dünyada örneği olmayan kahraman Türk milleti, bin türlü mahrumiyet içinde, fakat Hakk'ın yardımıyla artan milli azim ve bağlılığı sayesinde imanına ve süngüsüne güvenerek gösterdiği harikalarla bu saldırganları geldiklerine pişman ve perişan bir halde, tarihin bile örneğini kaydetmediği bir hezimete ve yenilgiye uğratarak denize döktü.


    Kendilerine medeni süsü veren, fakat şu medeniyet asrında bu maske altında yaptıklarının sonunda ağır cezasını ordularının yıkılmasıyla gören bu yangıncı ve sapıklıkların uğursuz işgali sonrasında hiçbir zorunluluğa dayanmaksızın ve özellikle milletimizin iktisadi bünyesini sarsmak emeliyle yaptıkları genel tahribat arasında vilayetimiz içinde dahi işgal tarihlerinden kaçıp gitmelerine kadar (Bursa'da: 8 Temmuz 1920 - 10 Eylül 1922) işledikleri tüyler ürpertici zulümler ve facialar, haddi aşmalar ve sapıklıklar aslında yazmakla tükenmez.
    Bu zulümler ve tahribatlar vilayetimizde hiç olmazsa gerek işgal zamanında gerek işgal sonrasında yazılan ve ele geçirilebilen resmi rapor, vesika ve fotoğrafların toplanması ve bir araya getirilmesinin de pek yararlı olacağı düşünülmüştür. Bunun için de düzenlenmesi düşünülen bu mecmuaya sözü edilen vesikalarla beraber her kazada şehit edilen, yaralı düşen, darp ve işkenceye maruz kalan, hapsedilen, bekareti bozulup ırzına geçilen zavallı insanlar, yakılıp tahrip edilen köy ve kasabalar, gasp ve yağma edilen taşınır mallar ve hayvanlar, ve özellikle resmi kurumların bu işgal sonrasında ortaya çıkan hasarlarının toplam değerinin mahalle ve köy kayıtlarının harf sırasına göre eklenmesi uygun görülmüştür.
    Vilayet içindeki bu facialar ve tahribatlara ait bilgileri elde etmek üzere, sonunda her köy ve mahallenin en yüksek rütbeli subayıyla Mekteb-i İbtidai mualliminden (İlköğretim öğretmeninden) ve İhtiyar Heyetinden birer geçici incelem komisyonları oluşturulmuştur. Bu komisyonlar, söz konusu mahallelerde tek tek inceleme ve soruşturma yaparak, elde edilen bilgileri merkezden gönderilen matbu ve standart cetvellere doldurup altını da imza ve tasdik ettikten sonra peyderpey iade etmişlerdir. Böylece mecmuaya konulan bütün bilgiler, resmi belgeler, asıllarıyla birlikte saklı ve imzalı cetvellere ve tahkik raporlarına dayanmakta, kesinlikle subjektif, hissi bilgi ve kanaatleri ihtiva etmemektedir.
    Amaç, zamanla gün ışığına çıkması pek tabii olan bu resmi belgeleri bir kitap halinde toplayıp adedini çoğaltmak; çocuklarına, torunlarına ve köy mekteblerine varıncaya kadar, milli kütüphanemiz için canlı ve ölümsüz bir mazlumlar ve mağdurlar tarihçesi ortaya çıkarmak; ve nihayet düşmanın vilayetimizde 20. asırda işlemekten çekinmediği hadsiz hesapsız vahşet ve aşağılıklarını gözler önüne sermek, arkada bıraktıkları tahribatın izlerini sürekli gösteren bir ibret nüshası hazırlamaktır.
    Nitekim, kurtuluştan sonra meydana gelen Hükümet Konağı yangınında sözü edilen facialara ait bir çok kıymetli belge maalesef yok olmuş, ancak çok sınırlı bir şekilde ele geçebilen ve daha sonradan toplanan belge ve bilgilerin esere dönüştürülmesi mümkün olabilmiştir.
Bu itibarla, mecmuanın içeriği herhalde gerçekte olduğundan eksik olacağı gibi, bazı iğrenç olaylara da maruz kalanlar için haysiyet kırıcı olabileceği düşünülerek gizli tutulmuştur. Bazı mazlum ve şehitlerin tahkik edilecek anne baba veya akrabaları olmaması nedeniyle kapalı kalmış olduğu şüphesizdir. Bununla beraber bu durum, gerçekleşen facia ve tahribatların, mevcut belge ve bilgilerin, yanan ve yakılan kasaba, hane halkları ve eşyalarıyla sayımı mümkün olan bilgilerin de kayıt ve tespitine ve mecmuanın mümkün olabildiği kadarıyla düzenlenip yayınlanmasına mani sayılamazdı!...
    İşte bütün zorunlu masrafları Bursa Hilal-ı Ahmer (Kızılay) Merkezi tarafından karşılanan bu eser için gerekli bilgi ve belgelerin toplanıp bir araya getirilmesine, eski vali Hacı Adil Beyefendi zamanında vilayete bağlı çevre bölgelere genel tebligat yapılarak genel bir tespit işlemiyle başlandı. Halefleri vali Hilmi Beyefendi de bu yazım işinin herhangi bir şekilde devam etmesi ve sonuçlandırılmasını uygun görerek gereken bilgilerin gelmesinin sağlanması ve kolaylaştırılması emrini verdiler. Daha sonra gelen vali Kemal Beyefendi'nin zamanında da büyük bir gayret ve süratle basımına başlandı.
    Vilayetin daha sonraki kurtuluş günlerinden beri hemen bütün hükümet görevlileri yaralıların tedavisi ve felaketsede halkın iskan ve iaşesi ve yanan köylerin yeniden kurulması ve imarı ile meşgul olmuştur. Bu arada Yunan faciları ve tahribatlarını tespit tabii ki pek çok engeller ve müşküllere maruz kalmıştır. Bu bilgilerin toplanması için önde gelen devlet memurları ve askeri görevlilerin aylarca köy köy dolaşması, son olarak, bir de Bursa Hükümet Konağı yangını bu yazım işini ertelemenin başlıca sebeplerinden biri olmuştur."
10 Mayıs 1924 - BURSA
Yazımla Görevli Vilayet Encümeni Daimi Baş Katibi Canip

Kitap içeriğindeki konulardan bazıları:
- Raporlar, Resmi yazışmalar,
- Şehit Edilenler,
- Yaralananlar,
- Darp Edilenler,
- Tecavüz Edilenler,
- Hapsedilenler,
- Sürgün Edilenler ve Esir Alınanlar,
- Şahıs ve Müsseselerin Zararları,
- Yanan Şehir, Köy ve Çiftlikler