BURSA'NIN KURTULUŞU
              11 EYLÜL 1922

Bursa'nın Tarihi

 

Kara Fatma

Bursa'da Kurulan İlk Yabancı Şirketler

Mehmet Akif Bülbül Şiirini Nasıl Yazdı?

Kubilay ve Bursa  

1958 Yangını   

Bursa'nın Sırlarını Saklayan Vadi: Cilimboz

Yunan İşgalinde Bursa

Bursa Vilayetinde Yunan Fecayi


Kurtuluş Savaşı Yıllarında Bursalı bir Milis

 

 





 

 

                              Atilla Sağım'ın 11.9.2010'da www.gundem16.com'da yayımlanan yazısıdır. 

     Bursa Yunanlılar tarafından işgal edilip tarihi Belediye binasında teslim edilirken tarihler 8 Temmuz 1920 gösteriyordu. O gün Bursa’da sessiz bir bekleyiş vardı, bu sessizlik fazla uzun sürmedi ve şehrin doğusundan yunan süvari askerleri hızlıca Çekirge ve Çarşamba semtlerinden bu günkü heykeldeki tarihi belediye binasına ulaştılar. Dönemin Genel Kurmay Başkanlığınca Bursa’daki askeri birlikler Doğu Cephesi karargahına çekilmişlerdi.

     Yunanlılar belediye binasına gelmeden şehrin önde gelenleri toplantı salonunda toplandılar. Gelenler arasında en gurulu hiç şüphesiz Bursa Metropoliti Polikarpos’tu.

     Baş köşeye Rum Metropoliti Polikarpos yerleşti, onun bu tavrı herkesi rahatsız etmişti ama yapacak artık bir şey kalmamıştı tam 594 yıllık bir hasret onun için sona ermişti ve yanında bulunanlara “Biz bu günü tam 594 yıl bekledik” diyordu.

     Rum Metropoliti Polikarpos ve ataları 594 yıl beklemişlerdi beklemesine ama Bursa halkının o kadar beklemeye sabrı yoktu, Türkler açısından Bursa’nın işgali insanları ve başta TBMM’ni rahatsız etmişti.

    TBMM kürsüsüne siyah örtü Bursa’nın işgal haberi gelince serildi. Büyük bir imparatorluğun ilk başkenti artık Yunanlıların himayesine geçmişti. Fakat Türkler için bu hasret sadece 27 ay sürecekti, 11 Eylül 1922 sabahında

 

 Mirleva ( Tuğgeneral) Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu Bursa’ya girerek, bir döneme tanıklık eden ecdat yadigarı Hüdavendigar Vilayetini Bursa’mızı düşmandan kurtardılar.

   Türk 3. Kolordusu 29 ve 30 Ağustos günü dağılan Yunan birlikleriyle Eskişehir ve Bozüyük arasında bulunan İnönü kasabasında yakaladılar. İlk çatışmalarda Yunan birliklerinin kaybı büyük olurken düşman hızla geri çekilmeye başladı.

    Bozüyük Macır Alınca köyünde bulunan tali karargah boşaltılarak Yunan askerleri hızla İnegöl ilçesinin Samanlıdağ-Dimboz (Erdoğan Köy) ve kazancı hattına çekildiler. Yunanlıların amacı Mudanya’ya gelecek gemileri burada beklemek ve Türk askerinin Bursa’ya ulaşmasını engellemekti.

    3. Kolorduya bağlı 1. Tümen öylesine bir plan yapmıştı ki 8 Eylül 1922 günü akşamüstü Yenişehir ve İnegöl ilçelerinin Bursa’ya çıkan yolları tutuldu, bugünkü Erdoğan köy ve Koyunhisar köyünün güneydoğusu Türk askerleri tarafından çember içine alınarak amansız bir taarruz başlatıldı, daha ilk saatlerde düşman ileri mevzilerini terk etmek zorunda kaldı, gecenin karanlığında çatışmalar olanca hızla devam ediyordu, 9 Eylül günü ise düşman mevzilerini terk ederek Keşiş dağının eteklerine çekilmek zorunda kaldı, önemli bir gelişme ise Yunan askerleri arasında yaşanıyordu ve artık savaşma arzusu askerin kalmamıştı, Keşiş dağına çekilen Yunan askerleri arasında başlayan huzursuzluk iyice su yüzüne çıkarken Mudanya’ya devamlı olarak haber gönderilmeye başlandı.

    Düşman askeri için asıl şok haber ise Türk süvari tümeninin Bursa’ya hareket etmesi oldu. Yunan birlikleri Türk süvarilerini engellemek için bir piyade alayı ve iki topçu bataryasını görevlendirdi. Yunanlılar şok haberi henüz yeni almışlardı ama süvari tümeni yönünü değiştirerek Bursa- Mudanya karayolunu kesecek şekilde Samanlı- Ömerbey üzerinden Nilüfer vadisine ilerlemeye başlamışlardı. Bu arada 3. Kolordu Karargahı ise Kestel’deki yüksek tepeye yerleşmişti, artık Bursa net bir şekilde karargah tarafından görünüyordu.

   Bursa’nın kuzey doğusunda ise Kocaeli’nden gelen Türk birlikleri Gemlik-Umurbey-Tepederbent yönünde, Adliye-Muratoba bölgesinde düşmana saldırıya geçiyorlardı. 18. Türk Tümeni ise Dışkaya Dağında tutunmak isteyen Yunan birliklerine doğru ilerlemeye çalışıyordu. Yunan birlikleri ise topçu ateşiyle Gemlik sırtlarını adeta ateş alınan çeviriyorlardı ama 18. Tümenin ilerleyişini durdurmaktı.

    Türk birliklerinin toplamda dört koldan taarruzları 24 saat içinde sonuç vermişti. 11 Eylül 1922 sabahı 3. kolordu karargahının subayları belediye binasına gelerek Türk bayrağını astılar artık ecdat yadigarı Bursa 27 ay sonra yeniden bir Türk toprağı idi.

    İlk BMM’de henüz pek kritik durumda olan cephelerden bahsedilmektedir. Bursa milletvekili Muhiddin Baha (Pars) uzun gözlemlerini anlattığı konuşmasını şöyle bitirir:

    “Efendiler bu sahifeyi burada kapattıktan sonra müsadenizle bir müşahademi arz edeceğim. Geçenlerde İnegöl cephesinde ağaçlar arasında sis ortasında gazilerimizi ziyaret eder ve onların ayrı ayrı ellerini sıkarken 15 yaşında kadar bir çocuk gördük. Ona “Oğlum burada ne yapıyorsun? dedim. “Vatani vazifemi yapmaya geldim” cevabını verdi. “Peki hiç muharebeye karıştın mı? Düşmanla cenkleştin mi? Sualime de “evet” diye katıldığı çarpışmaları, boğuşmaları saymaya başlayınca ben, bu çocuğun karşısında bir parça küçüldüğümü hissettim. Sonra daha ileride yine Gaziler arasında ve babasının yanında babasıyla omuz omuza düşmana karşı harp eden 12 yaşında Feridun isminde bir çocuk gördüm ki! Efendiler bir diyorum ama hangisi bir?

    Cephede her adımda bir, böyle henüz çocuk denecek yaşta silaha sarılıp canını fedaya gelmiş ice nice yavrumuz var!...