BURSA' DA İMAR FAALİYETLERİNİN
KISA TARİHİ


Bursa ve Kentleşme

Bursa'ya Hizmet Edenler

Bursa Valileri

Haşim İşçan Dönemi

 

                                                                                                              O. CEHDİ

   Şehirde ilk imar hareketi II. Mahmud zamanında görülmüştü. Söylendiğine göre bir yangında Setbaşı'ndan Pınarbaşı'na kadan geniş bir mıntıka ortadan kalkmıştı. Bu esnada Aziz Ahmet Paşa (kabri Yeşil Türbe önündedir) Bursa'da valiydi. Kendisi Sakarya ırmağını Sapanca Gölü'nden geçirerek İzmit Körfezi'ne indirmek isteyen, bunun için plan yaptıran kıymetli bir devlet adamıydı (Bu projeyi Roma döneminde eyalet valisi olan Genç Plinius'un mektuplarından okumuş olmalı. A.C.). Yangının acılarını bir ay içinde tamir etti ve felaket görmüşleri hemen ev sahibi yaptı.
   Şimdiki Hükümet Konağı'nın muhtelif dairelerinin bilindikları sahada Saray denilen büyük bir bina vardı ki bu da Aziz Ahmet Paşa'nın eseriydi.
    Aziz Ahmet Paşa şehrin surlarına da çok hizmet etmiştir. Yazık ki Bursa'nın ilk imarcısı olan bu büşük adamın Hükümet Konağı karşısında yaptırdığı çeşme muhafaza edileemiştir. Birkaç sene evvel Şükrü Eczanesi'nin duvarı kenarında bulunan çeşme taşları hala orada ise aynı taşlarla  bu kıymetli vali adına bir çeşme yaptırılması kadirbilirlik olur.
   75 sene evvel Mahmud Celaleddin Paşa Bursa valisiydi (1891). Şehrin içinde karanlık ve çıkmaz sokaklar pek çoktu. Hükümet Konağı'ndan başlayıp ovaya ve oradan İnegöl'e doğru uzanan yolu açmak istedi Fakat karşısına Deveciler Mezarlığı çıkınca duraladı. Pek çok müşkülattan sonra bu mezarlığın ortasından bir kanal açabildi ve bu caddeye Yeniyol adı verildi. Bursa'nın alt tarafında istasyon civarında başlayıp Acemler'e doğru giden yol da Mahmud Celaleddin Paşa'nın eseridir ve şimdiki Merinos Fabrikası civarındaki kavşakta 30-40 sene evveline gelinceye kadar dikili duran taşın üzerinde Mahmudiye Caddesi yazardı.
   Bursa'da imar işlerinde iyi  bir nam bırakmış olan Ahmet Vefik Paşa medeni bir insan olmakla beraber zorbalığı da elden bırakmamıştır. Damat Efendi konağını satın alarak orada hastane açan odur. Hükümet Konağı'ndan başlayarak Ulucami arkası,  Balıkpazarı, itfaiye

    Damat Efendi Konağı'nı A. Vefik Paşa hastaneye çevirtti, bina daha sonra büyütüldü 

garajı ve Altıparmak istikametindeki caddeyi o açtırmıştır.
   Reşit Mümtaz Paşa'nın valiliği sırasında ciddi bir imar faaliyeti başlamıştır. Paşa büyük işler yapmak istiyordu ama elinde parası yoktu. Söylendiğine göre imar kararı verdiği günde belediyenin kasasında sadece bir tek Osmanlı altını varmış. Fakat o işe başladı. Maksem'den ovaya doğru Mecidiye Caddesi'ni ve ona amud (dik) olarak itfaiye meydanından Atpazarı hamamına giden Hamidiye Caddesi'ni açtırdı. Bu caddeler o vakte kadar Bursa'nın görmediği genişlikteydi. Vali paşa yıktığı evlere pek az tazminat veriyor, yeni yapılan binalardan da çokça şerefiye alıyordu. Üstelik yeni açtırdığı caddelerdeki evlerin vasıflarına da karışıyordu. Bu anlatılana göre halkın memnun olmaması gerekir. Halbuki halk valiyi yaptığı işlerden dolayı çok seviyordu.
   Reşid Mümtaz Paşa, A.Vefik Paşa'nın yaptırdığı hastane binasına yeni pavyonlar ilave ettirdi. Yeni karakol binalarıyla şehri hem süslemiş hem de asayişi düzeltmişti. Şimdiki pazar yerini ve tahıl pazarını da kuran odur. Bursa'nın sularına da büyük hizmet yaptı. Gökdere'nin kaptajını (suların kaynaktan toplanması) yapıp suyu süzgeçten geçirtip demir borularla şehre dağıtan odur.
    Uludağ yolunun açılması şerefini başkalarına verirler fakat benim bildiğime göre Bursa'dan Kirazlıyayla ötesinde Kızpınarı'na kadar olan yolu Reşid Mümtaz Paşa açtırmış ve bu yola Sanatoryum Caddesi adını o vermiştir.
   Reşid Mümtaz Paşa kendi açtırdığı Hamidiye Caddesi üzerinde Bursa'nın en güzel binasını vali konağı olarak yaptırmıştı. Bu konak Yunan istilası sırasında yanmıştır.
            
                                                  Vali Konağı-1908  

   Birinci Büyük Harp esnasında vali İsmail Hakkı Paşa Çakırhamam karşısından Tophane'ye giden yolu genişletmekle imarcı valiler arasına girmiştir. Ondan evvel bu yoldan iki adam yan yana geçemezdi ve güzergah bir virane idi.
   Cumhuriyet devrinde 1924 etrafında Bursa valisi eski askeri rüşdiye mektebi ve hükümet konağı yerinde bir otel ve evkaf (vakıflar), maliye binaları yaptırmak istemiş, sonra yaptırdığı binalara hükümet dairelerini yerleştirmişti. Bu binaların kıymetini herkes ölçmektedir.
   1929'da vali Fatih Bey, Atatürk'ün desteğini almasına karşın çok yanlış işler yapmıştır. Uludağ Oteli onun tarafından sanatoryum olarak inşa edilmiştir. Ancak bizim, orada sanatoryum olamayacağı hakkında Bursa gazetelerinde açtığımız münakaşa sonunda orası mecburen otel olarak kullanılmaya başlandı. Reşid Mümtaz Paşa'nın Kızpınarı'na kadar açtığı yolu daha ileri götüren Fatih Beydir ve bu sayede Uludağ'a otomobil ile gidip gelmek mümkün olmuştur.
   Hükümet Konağı ile Setbaşı Köprüsü arasındaki cadde de Fatih Bey zamanında açılmıştır. Halbuki o dönemde bu caddenin Irgandı Köprüsünden geçmesi üzerine bir plan vardı ve böyle yapılsaydı Ulucami ve Yeşil arasında daha düz bir yol vücuda gelirdi. Çelik Palas'ın yapılması da bu vali zamanındadır. Aklı erenlen bu kaplıcanın Hüsnügüzel'in yerinde yapılmamasına hala yanarlar.
   Vali Haşim İşçan muazzam binalar yapmak sevdasıyla yanar tutuşurdu. Kendisi Bursa'da pek çok iş gördüğü halde Reşid Mümtaz Paşa'nın kazandığı sevgiye mazhar olamamıştır. Altıparmak Caddesi'nin bugünkü güzelliğini ona borçluyuz. Fakat bu cadde üzerinde yaptırdığı muazzam ilkmektep binası herkes tarafından tenkid olunur. Yaptırdığı hastane binası da muazzam bir eserdir fakat planı ilk büyük harp zamanlarından sonra moda olup hemen sönüveren bir hüviyet taşır. O dönemde yeni hastane planlarını tetkik etmemiş olduğu için vali, bu eseri kadar cesim (büyük) bir hata işlemiştir.
   Haşim İşçan Bursa'yı içme suyuna kavuşturmak istemiş fakat yazık ki başarısı sarfettiği para ile mütenasip (orantılı) olmamıştır. Onun gibi büşük işler peşindeki biri Bursa'da içme suyu meselesini kökünden halledebilirdi.
   Haşim İşçan'ın unutulmayacak bir eseri de Süleyman Çelebi'nin kabrini onartmak olmuştur. İnşası için kurulan jüri heyetinin başkanlığını yapmakla müftehir (övünç duyan) olduğum bu işte Haşim İşçan'ı şuracıkta tekrar tebrik edeyim. Demirtaş Paşa'nın kabrini herkese tanıtan ve ortaya çıkaran da o olmuştur.        


Rükneddin Akbulut'un hazırladığı Her Şeyiyle Bursa kitabının (1957) 60-63. sayfalarından kısaltarak alınmıştır

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 28/09/20