İsmet İnönü’nün Bursa Ziyaretleri

Bursa'da Siyasi Hayat


                 

    Çok partili hayata geçildikten sonra İnönü’nün ilk Bursa ziyareti 13 Mayıs 1947’de, Balıkesir ziyareti sonrasında Savarona yatıyla Bandırma üzerinden Gemlik’e gelmesiydi. İnönü’yü vali Haşim İşçan, ilin ileri gelen idarecileri ve partililer karşıladı. Gemlik’te bir dizi ziyarette bulunan İnönü, akşam saatlerinde Mudanya’ya hareket etmiş, Mütareke binasını gezdikten sonra İstanbul’a gitmek üzere Bursa’dan ayrılmıştı.
    İnönü’nün bir sonraki ziyareti çok daha kapsamlı gerçekleşti. Bu ziyarete ayrı bir önem veren olay Türkiye’de ilk İsmet İnönü heykelinin, Mudanya Mütarekesi’nin imzalanmasının 26. yılında, 11 Ekim 1948’de Mudanya iskelesinde açılmasıydı. Sabiha Bengütaş tarafından İtalya’da tunçtan yapılan heykelin açışında bulunamayan İnönü, birkaç gün sonra İstanbul üzerinden Mudanya’ya gelmişti.

   

 Önce heykelini gören, sonra Mütareke Evini gezen İnönü daha sonra karayolu ile Bursa’ya geldi. Halkevi binasında halka kısa bir konuşma yaptıktan sonra Bursa’daki imar faaliyetlerinde inceleme yaptı. Haşim İşçan’ın valiliği döneminde Bursa’da gerçekleşen imar faaliyetleri, CHP ve il örgütü adına bir gurur vesilesiydi ve her gelen Halk Partili idareci yapılan tesisleri gezer, bu da parti adına propaganda vazifesi görürdü. İnönü de Haşim İşçan İlkokulu, hastane ve stadyum inşaatı, Çelik Palas Oteli ilave inşaatı, Gönlü Ferah Oteli, Yeni Hal binası ve Kırkpınarlar Su deposunu gezdi. Daha sonra İnegöl’e gitti, aynı gün akşam saatlerinde Bursa’ya döndü, geceyi vali konağında geçirdi. Ertesi gün Mustafakemalpaşa ve Yenişehir heyetlerini kabul etti, Gemlik ve Orhangazi’ye gitti. Akşamüstü Mudanya’ya geçti, geldiği Sus adlı vapura binerek kentimizden ayrıldı. Bu sırada yanında Bursa milletvekilleri Muhittin Baha Pars ve Sadık Tahsin Aral vardı. İnönü’yü uğurlamaya vali, korgeneral, milletvekilleri, belediye başkanı, CHP il başkanı ve il yöneticileri gelmişti.
    İnönü’nün Bursa ziyaretine ilişkin resmi yayınlarda en dikkat çekici nokta halkın ilgisiydi. Mahşeri kalabalıktan söz ediliyor, Atatürk’ün 1938 ziyaretinde oluşan kalabalık ile kıyaslama yapılıyordu. Mudanya-Bursa arasında köylüler yol boyunca birikmiş, İnönü’nün kente girişinde bu heyecanlı tezahür en yüksek derecesini bulmuş, otomobiller kalabalık içinde güçlükle yol almıştı. Cumhuriyet Meydanı ise Bursa’nın şimdiye değin görmediği bir gösteri yeri olmuş, civar kazalardan gelenlerle en az 60-70 bin kişilik bir kütle teşkil etmişti. Burada cumhurbaşkanının otomobili artık yoluna devam edememiş, İnönü araçtan inerek yaya olarak halkevine ulaşmıştı. Gezi boyunca da bu yoğun ilgi sürmüş; Bursa’dan ayrılışında vali konağından, Çelik Palas önünden Çekirge’ye kadar yolu dolduran on binlerce kişinin “Uğurlar olsun İnönü, yine bekleriz” tezahüratları ve sevgi gösterileri görülmüştü. Bu gösteriler Mudanya’da binlerce köylünün katılımıyla emsaline rastlanmamış bir coşkunluğa dönüştü ve vapurun hareketine değin sürdü. Bu ifadelerde tek parti dönemine özgü şeflik düzeninin izleri görülebiliyor.

1947


     İnönü 1950 seçimlerinden önce cumhurbaşkanı olarak son kez Bursa’ya gelmiştir. Çanakkale ve Balıkesir üzerinden 7 Mayısta Bursa'ya gelen İnönü, vali Haşim İşçan ve CHP il idarecileri tarafından karşılandı. İnönü, beraberinde eşi Mevhibe Hanım, CHP genel başkan vekili Hilmi Uran ve İşletmeler Bakanı Münür Bilsen olduğu halde önce Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçelerine uğradı. Daha sonra Bursa'ya gelen İnönü'yü Cumhuriyet Meydanı'nda kalabalık bir halk kitlesi karşıladı. Parti il başkanlığının bulunduğu halkevi binasına geçerek muhalefeti eleştiren bir konuşma yaptı. İnönü, seçim beyannamesi yayınlayan Demokratların ülkenin mukadderatı adına neler yapmak istediklerini, iktidarın nelerini eksik gördüklerini açıklamamalarını eleştirdi. Arka arkaya Celal Bayar’ın yanıtlaması adına sorular sordu ve kendisi de bu soruları cevapladı. Milli Husumet Andı gibi, halkı demokrasiden uzaklaştıracak olan şiddet yollarından kaçınılması gerektiğine dikkat çekti. 1946 seçimlerinden sonra Demokratların kendisini mecliste bir cumhurbaşkanı olarak ayakta karşılamamalarıyla başlayan sert havanın halkı da böldüğünü, Bursa'nın birçok köyünde kahvelerin ikiye ayrıldığını anlattı. Konuşmanın arından Çelik Palas otelinde dinlenmeye çekildi, ertesi gün kentten ayrıldı. Halkın bu ziyarete büyük ilgi gösterdiği yönünde çıkan haberlere karşın seçimleri Bursa’da Demokrat Parti büyük farkla kazanmıştır.
    DP zaferiyle biten 1950 seçiminin ardından İnönü 27 Eylül 1952’de Bursa’ya muhalefet lideri olarak gelmiştir. Bu ziyaret iktidar dönemindeki ziyaretlerin aksine gösterişten yoksundu. Ziyaret öncesi il teşkilatı yayınladığı bildiri ile partililerden düzeni bozacak hareketlerden kaçınılması, sükûn ve ağırbaşlılık içinde davranılmasını istedi. Trakya gezisi sonrası İstanbul üzerinden gelen İnönü Mudanya’da kalabalık bir partili kitlesi tarafından karşılandı. İnönü’nün bu ziyaretinde Kırşehir milletvekili Halil Sezai Erkut, Adalet eski Bakanı Ali Rıza Türel, İstanbul il başkanı İlhami Sancar ve İstanbul teşkilatına mensup partililer ve gazeteciler de vardı. Her ziyarette yaptığı gibi Mütareke Binasını gezdikten sonra Bursa’ya hareket etti. Cumhuriyet Meydanında toplanan kalabalığı konuşan İnönü, DP iktidarı tarafından uygulanan partizan yönetim anlayışını eleştirdi, iktidarın yargı üzerinde gerçekleştirmeye çalıştığı baskının sonlandırılmasını istedi. Parti il binasında dinlendikten sonra Park Otel’de verilen akşam yemeğine katıldı. Geceyi Dr. İhsan Demirdöğen’in evinde geçirdi. Ertesi gün partinin il idare kurulu toplantısına katıldı, eski milletvekili Muhittin Baha Pars’ı ziyaret etti, Bursa’yı dolaşarak çeşitli ocaklara uğradı. Gürsu, Kestel, Gemlik ve Orhangazi’yi gezdikten sonra İstanbul’a döndü.
    İnönü’nün bu ziyareti sırasında bazı tatsız olaylar yaşanmıştı. Bunlardan en dikkat çekeni Cumhuriyet Meydanı’ndaki konuşmasında hoparlörlerin çalışmaması idi. CHP’liler şehir elektriğinin voltajının düşürülmesi ve hoparlör tellerinin kesilmesi nedeniyle bu durumun yaşandığını iddia ederken iktidar, hoparlörlerin bozuk olduğunu iddia etmişti. İnönü’nün gelişi adına Park Otel’de verilen yemeğe il idare amirleri ve DP’li ileri gelen yöneticilerin içinde olduğu geniş bir protokol davet edilmiş fakat sadece belediye başkanı Ali Ferruh Yücel ile Millet Partisi il başkanı İsmail Seçkin yemekte hazır bulunmuştu. Vali Cahit Ortaç ve DP’li yöneticiler mazeret bildirmeksizin yemeğe katılmadılar.
İnönü’nün bu ziyareti sonrası Hakimiyet gazetesi başyazarı İsmet Bozdağ kaleme aldığı bir dizi yazıyla bu geziyi eleştiri yağmuruna tuttu. “Bursa’da konuşma yapan İnönü’nün Metris tepe’deki İnönü’yü öldürdüğünü; partizan idareden yakınan İnönü’nün asıl partizan idareyi kendi zamanında gerçekleştirdiğini; eğer partizan idare devam ediyorsa bunda geçmişin izlerinin hala temizlenmemiş olmasının payı olduğuna değiniyordu.

          


   
Muhalefet liderinin gezilerinde iktidara yönelik partizanca yönetim eleştirileri başbakan tarafından aynı sertlikle yanıtlanınca siyasi hava iyice gerildi, toplumsal olaylar görüldü. Manisa’da Demokratlar İnönü’yü dinlemeye gelen partililere saldırdı, parti binasını taşa tuttu. Bir sonraki durak olan Balıkesir’de gerilim daha da arttı, çıkan çatışmada yaralananlar oldu. Bunun üzerine İnönü hemen Bursa’ya hareket etme kararı aldı. 8 Ekim 1952 gecesi Mehmet Zeki Bulut’un aracıyla Bursa’ya gelindi. İnönü Bursa’da yaptığı açıklamada şöyle dedi. “ Birkaç günden beri uğradığımız tecavüzler Balıkesir’de azami haddini buldu. Toplanma ve konuşma fiilen imkansız hale geldi. Hükümetten hakkımız olan kanuni himayeyi göremedik. Büyük bir tertibe maruz kaldığımız anlaşılıyor. Bu şartlar altında seyahatimi şimdilik kestim”. İnönü’nün bu ani gelişi ve yaşanan gelişmelerden sonra CHP’nin Bursa il idare kurulu İnönü’nün de katıldığı acil bir toplantı yaptı. Toplantı sonrası Bursalı sanayici Selim Süter’in evinde (bu ev Çelik Palas otelinin yanındaydı, sonradan evi Cavit Çağlar satın almıştır) konaklayan İnönü ertesi gün uçakla İstanbul’a gitmişti.
    Kötü anılarla hatırlanacak bu ziyaretten sonra İnönü uzun bir süre Bursa’ya gelmedi. Bir sonraki ziyareti, ulusal ve uluslar arası alanda çok önemli gelişmelere sebep olacak olan 6-7 Eylül olaylarının hemen ardından gerçekleşmiştir. Bu ziyaret bir zorunluluk sonrası planlanmıştı. CHP Parti Meclisi Ankara veya İstanbul’da belirli aralıklarla toplanırdı. 6-7 Eylül 1955'de İstanbul ve İzmir’de yaşanan toplumsal olaylar sonrası, bu iller ve Ankara’da olağanüstü hal ilan edilince, CHP Parti Meclisini Bursa’da toplama kararı aldı. Böylece CHP Bursa teşkilatı kurulduğu dönemden beri ilk kez partinin tüm üst düzey yöneticilerini ağırlamak görevini üstlenmiş ve bu durum teşkilatta heyecan yaratmıştı. Başta genel başkan İnönü ve genel sekreter Kazım Gülek olmak üzere ileri gelen partililer birkaç gün boyunca Bursa’da siyasi ve sosyal faaliyetlerde bulundular.
    Bu ziyaretten yaklaşık üç yıl sonra İnönü’nün Bursa ziyareti yine beklenmedik bir olay sonrası gerçekleşti. Bu olay 1958 ağustosunda meydana gelen Kapalı Çarşı Yangını idi. Yangının duyulmasının hemen ardından başta cumhurbaşkanı Celal Bayar olmak üzere başbakan Adnan Menderes ve ana muhalefet lideri İsmet İnönü Bursa’ya geldiler. İnönü’den birkaç gün önce CHP genel sekreteri Bursa’ya gelip incelemelerde bulunmuş, partisi adına üzüntüsünü halkla paylaşmıştı. Yangının hemen ardından Bursa belediye başkanı Reşat Oyal’e telgraf göndererek üzüntüsünü paylaşan İnönü, 29 Ağustos Cuma günü Bursa’ya geldi. İstanbul’dan uçakla gelen İnönü’nün yanında İstanbul il başkanı Şemsettin Günaltay ve bazı milletvekileri vardı. Ayrıca CHP iktidarının son döneminde Bursa valiliği yapan ve kente pek çok tesis kazandıran Haşim İşçan da gelenler arasındaydı. Ulucami çevresinde incelemelerde bulunan İnönü, evleri yanan ve kurulan çadırlarda konaklayan halkın dertlerini dinledi. Daha sonra il merkezine gitti, burada toplanan kalabalığa bir konuşma yaptı. Konuşmasında devletin gereken tedbirleri aldığını, bütün vatandaşların siyasi kanaat farkı gözetmeksizin hasarın giderilmesinde elbirliği ile çalışması gerektiğini söyledi. Hüsnü Güzel’de tertiplenen yemeğe katıldıktan sonra belediye başkanı Reşat Oyal’i makamında ziyaret etti.


    Bu ziyareti sırasında alerjik bir rahatsızlığa yakalanan İnönü, CHP’li Dr. İbrahim Alp (Çataloğlu) tarafından muayene edildi. Akşamüstü uçakla İstanbul’a dönen İnönü’nün alerjik rahatsızlığı günlerce sürdü ve çeşitli ilaçlar kullandı.

Bursa Yerelinde CHP (1946-1960), Fevzi Çakmak, Nilüfer Akkılıç Kütüphanesi yayını(2014)'den kısaltarak alınmıştır.

------------------------------------------------------------------------------------------

Tanju Cılızoğlu Güzel Yaşadım adlı kitabında anlatıyor (s. 106):
  "
Yıl 1969. İsmet Paşa seçim propagandası için Bursa’da. Meydan dolu. Paşa konuşmasını yaptı, kürsüden inerken bir genç bağırdı: “Ama sen bizi aç bıraktın! ”
İsmet Paşa döndü, o gencin yanına gitti, elini omzuna koydu:
“Ben sizi aç bıraktım ama babasız bırakmadım” dedi.

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 06/04/17